Mario Balotelli’nin muhteşem Yahudi ‘geçmişi’
Mario Balotelli’nin muhteşem Yahudi ‘geçmişi’

Golleriyle İtalya’yı 2012 Avrupa Futbol Şampiyonasında finallere ateşleyen siyahi İtalyan yıldız Mario Balotelli, üç yaşından itibaren Yahudi bir anne tarafından yetiştirildi.

Ganalı göçmen bir ailenin çocuğu olarak Mario Barwuah adıyla Palermo’da dünyaya gelen eksantrik, yetenekli ve medya başlıklarından düşmeyen Balotelli, Almanya maçında attığı gollerle pazar günkü finalde İtalya’nın İspanya karşındaki yerini garantileyen maçtan sonra kendisini yetiştiren annesi Silvia Balotelli’ye koşup sarıldı.

Balotelli, Ukrayna ile Polonya’nın birlikte ev sahipliği yaptığı turnuva başlamadan önce, İtalyan ulusal takiminin diğer oyuncularıyla birlikte Auschwitz’i ziyaret etti ve bu ziyaretten en çok etkilenen oyuncu oldu.

Netherlands Radio isimli bir radyo kanalına göre Balotelli ölüm kampındaki tren yoluna tek başına oturmuş ve sessizce ileri bakmıştı. Kanala göre, “bir süre sonra takım arkadaşlarına bakımını üstlenen annesinin yatağının altında sakladığı bir mektup kutusundan bahsedecekti. Daha önce bundan kimseye söz etmemişti."

Zenci olduğu için kendisini taciz eden İtalya ve başka yerlerdeki bazı Neo-Nazi gruplar, şimdi de onu Yahudi “soyu” yüzünden hedef alıyorlardı. Stormfront adlı radikal bir internet sitesinde bir ırkçı, “Balotelli zenci ve Yahudi. O İsrail için oynamalı, İtalya için değil” yorumunu yaptı.

Bugün yirmi bir yaşında olan Balotelli, Ganalı göçmenler olan Hıristiyan Thomas ve Rose Barwuah’in dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Bebekliğinde, yaşamını tehdit eden ve iç organlarından birçok kez ameliyat olmasını gerektiren sağlık sorunlarıyla karşılaştı. Bu sorunlar zaten yoksul olan ailenin durumunu daha da zorlaştırdı. Netherlads Radio’ya göre, biyolojik anne ve babasının anlatımıyla, Milano’ya yerleşmelerin ardından devlete yaptıkları yardım başvurusu üzerine yetkililer bebeğin bir aileye verilmesini önerdiler.

“Mario Barwuah, yakınlardaki küçük bir köyde bir villada yaşayan beyaz bir aile olan, Francesco ve Silvia Balotellilerle işte bu şekilde bir araya geldi. Başlarda hafta içi günlerde Balotellilerde kalıyor, hafta sonları ailesine dönüyordu. Fakat bir süre sonra işler değişti. Mario (biyolojik) anne-babasına ilgisiz davranmaya başladı. Sonunda hafta içi günleri ailesinin soyadını aldı.”

Futbolda başarılı olunca biyolojik ebeveynleri tekrar yaşamına girmeye çalıştı ama Balotelli onları ‘şöhret avcıları’ olarak reddetti.

Balotelli, zayıf sağlığı ve karmaşık aile geçmişine rağmen futbolda mucize çocuk olduğunu kanıtladı. On beş yaşında, İtalya 3. liginde oynayan en genç oyuncu oldu ve sonunda Inter’e transfer oldu. Daha sonra, geçen sezon Premier Lig şampiyonluğunu kazanacağı İngiliz Manchester City takımına geçti.

Bu süre zarfında hep tartışmaya, alay edilmeye ve şefkate açık bir kişilik oldu: Eksantrik saç şekilleri yaptırdı. Bir keresinde hatalı havai fişeklerle İngiltere’deki evinde yangın çıkardı ve zaman zaman disiplinsiz davranışlar nedeniyle oyundan atıldı.

Avrupa Şampiyonasında ise turnuvanın en önemli oyucularından biri oldu. Antrenörü Cesare Prandelli ırkçı saldırılar hakkında, “Bu sosyal bir sorun. Eğer Mario her hangi bir sorun yaşarsa onu sahada kucaklarım,” dedi.

Prandelli de Balotelli ile sorunlar yaşamış ve onu turnuvada önceki oyunlardan birinde takıma almamıştı. Fakat öyle görünüyor ki, Almanya karşısındaki performansı ile finalde takımdaki yeri garanti.

Balotelli Almanya karşısındaki zaferi için, “Bugüne kadar yaşamımın en harika gecesi,” dedi

Gollerini, İtalya’dan onu seyretmeye gelen ‘annesine’ adayan Balotelli, “Maçın sonunda anneme koştuğumda bu en iyi andı. Ona bu gollerin kendisi için olduğunu söyledim. Bu an için uzun zaman beklemiştim. Özellikle, annem artık çok genç olmadığı ve uzak yolculuklar yapamadığı için, buralara kadar gelmişken onu mutlu etmeliydim,” dedi.

Kaynak: Time of Israel, shirazsocialist.wordpress.com


DANİ ALTARAS