Fransa’da Yahudi aleyhtarı şiddet artıyor
Fransa’da Yahudi aleyhtarı şiddet artıyor
Fransız bayrağının renkleri tehdit altında mı? Bir zamanların en dominant kültürü Fransa, dünyanın dört bir yanında kurduğu Fransızca eğitim yapan okullarında her ırktan dinden ve dilden çocuklara Fransız devriminin felsefesini öğretirdi.

Fransız bayrağında sembolleşen devrimin en önemli kavramları özgürlük, eşitlik ve kardeşlikti. Fransız bayrağındaki mavi özgürlüğü, beyaz eşitliği, ve kırmızı da kardeşliği sembolize ediyor.

Fakat bugün internet bloglarına düşen haberlerde Fransa’da yaşayan Yahudiler son zamanlarda sokaklarında cereyan eden olayları modern teknolojinin imkanlarını kullanarak dünya Yahudilerine ve insanlığa duyurmaya çalışıyorlar.

Son olarak, ismini saklı tutan bir Yahudi Fransız vatandaşı Fransa’da meydana gelen nefret söylemi içerikli şiddet olaylarını şu şekilde özetledi:

“Fransa antisemitizm ile kaynıyor, her olay gazetelere yansımıyor

6 milyon Arap asıllı vatandaşın ve 600.000 Yahudi’nin yaşadığı Fransa’da gazetelere hak ettiği şekilde yansımayan olaylardan bazıları:

-        Lyon‘da sinagog önünde araba yakıldı

-        Montpellier’de Yahudi kültür merkezine molotof kokteyli atıldı

-        Marsilya ve Strasburg’da sinagoglara molotof kokteyli atıldı

-        Creteil’de Yahudi okuluna molotof kokteyli atıldı

-        Toulouse’da Yahudi spor kulübüne molotof kokteyli atıldı

-        Paris’te Alfred Dreyfus heykeline saldırıldı ve kaidenin üstüne ‘Pis Yahudi’ yazıldı

-        Paris Polisine günde 10-12 Yahudi aleyhtarı olayın rapor edildiği günler oluyor.

Tüm dünya Yahudilerine ve insanlığa duyurulur.”

Fransız Yahudi’nin internette paylaştığı liste uzayıp gidiyor.

Antisemit olaylar listesinde,  hamile kadınlara saldırılardan Yahudi çocukları taşıyan okul otobüsüne saldırılara, Yahudi mahallelindeki duvarlara ‘Yahudiler gaz odalarına’ yazmaya kadar giden nefret söylemi kaynaklı şiddet olayları anlatılıyor.

Yahudi Fransız vatandaşı yazısını şu şekilde noktalıyor:

“Sizlere Pastor Neimoller’in 2. Dünya Savaşı yıllarında söylediği şu sözleri hatırlatmak isterim:

 Önce komünistleri almaya geldiler  ben komünist değildim sustum.

Sonra Yahudileri almaya geldiler Yahudi değildim sustum.

Sonra Katolikleri almaya geldiler Protestan olduğumdan sustum.

Nihayet beni almak için geldiklerinde ortada benim için konuşacak kimse kalmamıştı!”