Bir çevresel ve kültürel etkileşim öyküsü/ Eski Hamursuz Fırını’nda sergi
Bir çevresel ve kültürel etkileşim öyküsü/  Eski Hamursuz Fırını’nda sergi

ÇEKÜL / Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı, 20 yıllık birikim ve tecrübesiyle, ‘endüstri mirası’nın korunarak yaşatılması ve kent yaşamına katılması için bilinç ve duyarlılık yaratmak amacıyla ‘İstanbul-Marsilya: Endüstri mirasını görünür ve anlaşılır kılmak’ başlıklı bir proje geliştirdi. Proje,  eski hamursuz fırınında sanatseverlerin beğenisine sunuldu

Şehirlerdeki sosyolojik değişimler toplumsal yerleşim alanlarını değiştirdikçe beraberinde gerçekleşen ortak yaşamlar da değişir, yeni biçimler alır. Yerlerini amaçları ve kullanım koşulları farklılaşan yapıtlara bırakır. Bu değişim çoğu zaman evrimsel bir dönüşümün karşı konulmaz gerçeğini oluşturur.

Gelenekler, alışkanlıklar ve geçmişin bildik izleri artık o semtle ve değişimin karşı konulmaz gerekliliğiyle yerlerini farklı değerlere terk ederler. Semtler boşalmış, göçler farklı semtlere yönelmiş, eski mahalleler sokaklar kapı eşikleri tatlı bir hatıra olarak kalmıştır.

Böyle kaçınılmaz bir değişim, yıllardır cemaatimizin hamursuz ihtiyacını karşılayan fırınının bu değişime yenilmesiyle yerini bir sanat merkezine bırakması şeklinde karşımıza çıkar.

ÇEKÜL Vakfı, Türkiye’nin doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarını korumak amacıyla 1990 yılında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. Doğal kaynakları, tarihsel kültürel mirası ve insanı yaşadığı çevrenin bir parçası olarak ele alan Vakıf, ülkedeki en küçük yerleşme biriminden en büyüğüne kadar geliştirdiği projelerin, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla ve kamu-yerel-sivil-özel birlikteliği bir araya getirerek uygulanmasına öncülük etmektedir. 

Bu amaç için geliştirdiği ve gerçekleştirdiği projelerden biri de “Endüstri Mirasını Görünür Ve Anlaşılır Kılmak” başlığı altında gerçekleştirdikleri ve hamuruz fırınının binasının amaçlarına uygun renovasyonuyla oluşturdukları serginin adı; 

EX•CHANGE  İSTANBUL-MARSEILLE

Ex•Change hem iki kent arasındaki ilişkiyi tanımlamak hem de her birinin kendi içinde geçirdiği dönüşümü anlatmak için bir anahtar kelime. Bu projenin temel amaçlarından biri endüstri mirasına ilişkin uygulamalarla ilgili fikir ve deneyim alış verişini gerçekleştirmek. “Miras” sözcüğü hâlâ geçmişten kalan bir şeyler olduğunu çağrıştırıyor.

 ‘Ex’ bir şeylerin artık eskisi gibi olmadığını ima ederken, ‘change’ yaşanan değişimi, farklılaşma ya da farklılaştırmayı anlatıyor... 

İstanbul ve Marsilya Akdeniz’in iki önemli liman kenti. Yüzyıllar boyunca aralarında güçlü bir ticari ve kültürel ilişki süregelmiş olan bu iki kent İstanbul’un ilk modern limanı olan Galata Limanı, yapımı sırasında işbirliğini daha da geliştirmiş, yapımından üretimine üretim araçlarına kadar dayanışmaları sürmüştür. Aynı zamanda Marsilya Limanı da aynı şirket tarafından inşa edilmiştir.

19. yüzyılda her iki kent de yoğun bir sanayileşme sürecinden geçiyor. Yeni dönemin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla modern limanların çevresindeki alanlar da hızla gelişiyor. İki kente de sanayileşme çağından kalan sorunlar, yalnızca yoğun bir kentleşme ve hızlı nüfus artışı olmakla kalmıyor, kentsel dönüşüm sürecinde endüstri mirasının yeniden kullanılması için yeni fırsatların yaratılması da gerekiyor. 

Kendisi de bir endüstri mirası olan cemaatimize yıllarca hizmet vermiş olan Şişhane’deki Hamursuz Fırını, sergiye ev sahipliği yaptı. Fırın binasının, çok amaçlı bir mekân yaratılarak, sergi salonuna dönüştürülmesi çeşitli etkinliklerde kullanılabilmesi, gelir getirebilecek bir salon olarak değerlendirilerek projenin ÇEKÜL Vakfı’yla koordinasyonu geçmiş dönem Cemaat Başkanı Silvio Ovadya’nın yoğun emek ve gayretleriyle gerçekleşti. Mimari tadilatı çok kısa sürede tamamlayan ve mekânı olabilecek en iyi şekilde değerlendiren Mimar Hayim Beraha’nın projenin hayata geçmesinde ve cemaatimizin böyle bir yapı kazanmasında emeği çok…

 Sergi, fotoğraf sanatçısı Serkan Taycan’ın İstanbul ve Marsilya’da gerçekleştirdiği fotoğraf çalışmalarından oluşuyor ve bu kentlerin endüstri mirası yapılarının izlerini sürüyor…

Sergi 17 Nisan Pazar gününe kadar izlenebilir.


Rubi ASA