Holokost Kurbanları anısına Neve Şalom’da ilk resmi tören
Holokost Kurbanları anısına Neve Şalom’da ilk resmi tören

2005 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, en büyük Nazi ölüm kampı olan  Auschwitz’in kurtuluş tarihi olan 27 Ocak’ı “Uluslararası Yahudi Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü”  ilan etmişti. Ülkemizde bu yıl ilk kez Neve Şalom Sinagogu’nda Uluslararası Yahudi Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü için resmi bir tören düzenlendi. 

II. Dünya Savaşı yıllarında Nazilerce yaşam hakları ellerinden alınan 6 milyon Yahudi’nin anısına 27 Ocak günü dünyanın birçok yerinde olduğu gibi ülkemizde de bir tören düzenlendi.

Türk Dışişleri Bakanlığı’nın katılımı ile düzenlenen “Uluslararası Yahudi Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü” törenine başta İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Dışişleri Bakanlığı adına Büyükelçi Ertan Tezgör hazır bulundular. Törene ayrıca DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, AKP İstanbul Milletvekili Nursuna Memecan, CHP İl Başkanı Nebil İlseven, Dışişleri Bakanlığı İstihbarat Daire Başkanı Tuğrul Biltekin, İstanbul Müftüsü Prof Dr. Mustafa Çağrıcı, Beşiktaş Kaymakamı Sadettin Yücel, Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof Dr. Ali İhsan Dokucu, AKP İl Yönetim Kurulu üyesi ve Dış ilişkiler Birimi Üyesi Coşkun Özden, ABD, Almanya, Fransa, Hırvatistan, İngiltere, İspanya, İsrail, İsveç, İtalya, Jamaika, KKTC, Macaristan, Peru, Portekiz Yeni Zelanda ve Yunanistan  başkonsolosları, Cüneyt Ülsever, Ergun Babahan, Hakkı Devrim, Mustafa Akyol, Salih Memecan gibi gazeteciler, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, akademisyenler, semavi dinlerin temsilcileri, Türk Musevi Cemaati idarecileri ve üyeleri katıldı.

Konuşmalar öncesinde TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Dışişleri Başkanı Ahmet Davutoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Prof Mehmet Görmez’in mesajları okundu. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş ve Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil de birer mesaj gönderdiler.

Süzet Sidi: “Ölüm kamplarında altı milyon Yahudi’nin öldürülmesi, Yahudi tarihi meselesi değil bir insanlık tarihi meselesidir”

Süzet Sidi “Holokost Öğretisinin Gerekliliği” başlıklı açılış konuşmasında (…) Keşke bugün burada Holokost’ta ölüm fabrikalarında katledilen altı milyon Yahudi’yi sadece dualarla anabilsek ve onlara içimizden ‘sizler dünyayı ve insanlığı kurtarabilecek bir dersin kurbanı oldunuz’ diyebilseydik...

İnsanoğlu nihayet farklılığın bir düşmanlık nedeni olmadığını, farklılığın bir zenginlik kaynağı olduğunu anladı diyebilseydik...

Bağırabilseydik keşke ‘kötü öldü, sizler kötüyü öldürdünüz’ diye...

Ama ne yazık ki bu mümkün değil...

Ve bu yüzden bugün burada, insanlığımızın geleceğine yönelik kaygıların her gün biraz daha arttığının bilincinde, Holokost’un anlatılması gerektiğini vurgulamamız gerekiyor.

Her şeyden önce belirtmemiz gerekiyor ki, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya’sının Almanya’da ve işgal ettikleri topraklarda kurdukları toplama, çalışma ve ölüm kamplarında altı milyon Yahudi’yi belirli bir plan çerçevesinde, inanılması güç, vahşet dolu metotlarla öldürmesi bir Yahudi tarihi meselesi değil bir insanlık tarihi meselesidir.

Holokost, tarihteki herhangi bir soykırım değildir.

Her ne kadar bu terim günümüzde bazan sorumsuzca kullanılıyorsa da Holokost’tan kasıt II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya’sında ve işgal ettikleri ülkelerde planlı bir şekilde altı milyon Yahudi’nin öldürülmesidir.”  

Sidi konuşmasında ayrıca Holokost’u diğer toplu katliamlardan ayıran dört özellik üzerinde durdu ve Holokost öğretisinin önemini vurguladı.

Türk Musevi Cemaati Başkanı Sami Herman: “Uluslararası Yahudi Soykırımını Anma Günü acı ancak o oranda da gerekli bir görevdir.”

“Yüce Tanrım, gaz odalarında son nefesini vermiş, katledilmiş, boğulmuş, diri diri yakılmış, işkence görmüş, dövülmüş ya da donarak ölüme terk edilmiş altı milyon Yahudi’yi hatırla. Olanları sessizce izleyen dünyanın gözleri önünde sadece ve sadece kimliklerinden ötürü bütün bir toplum yok edilmek istendi.

“(…) Tanrım, Auschwitz’de yakılan çocukların külleri, Babiyar’da Majdanek’te dökülen kanların oluşturduğu nehirler, insanlığa, nefretin yıkıcı, vahşetin bulaşıcı ve insanın içinde sonsuz bir zulüm güdüsü bulunduğunun kanıtı, ve yarınlar için bir uyarı olsun” sözleriyle konuşmasına başlayan Türk Musevi Cemaati Başkanı Sami Herman törene katılanlara konuklara ve sinagogda bulunan Holokost kurtulanları Lazar Ruso, Luise Behar ve  Albert Saul’a Türk Musevi Cemaati adına teşekkür etti.

Herman, 1,5 milyonu çocuk, 6 milyon Yahudi’nin hayatını kaybettiği “Soykırımı Anma Günü” etkinliklerinin amacının; topluma ve özellikle genç nesillere, 1939-1945 yıllarında yaşanan felaketleri anlatarak ilerde benzer acıların yaşanmaması için uyarmak, gereken duyarlılığı sağlamak ve insanlığı gelecekte benzer felaketlerden korumak üzere gençleri eğiterek bilinçlendirmek olduğunu vurguladı.

 Başkan Herman konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir daha asla” düsturunun temenniden gerçeğe geçmesinin insanlık için tek teminatı, kitlelerin bilinçlendirilmesi ve eğitimdir.

Ve bu yüzden Birleşmiş Milletlerce kabul edilen 27 Ocak Uluslararası Yahudi Soykırımını Anma Günü acı ancak o oranda da gerekli bir görevdir.

(…) Ancak; insanlık tarihinin bu kapkaranlık ve acılı dönemi içinde yine de, bütün olumsuzluklara karşın, nadir de olsa insanlık adına yüz ağartan, yürek ferahlatan davranışlara, tavırlara da tanık olundu: Kimi hallerde mesleğini, ailesini hatta canını dahi tehlikeye atmayı göze alarak, insanca direncin olağanüstü örneklerini sergileyerek, hayat kurtaran ve bu davranışlarından ötürü adları “Uluslararası Dürüst” unvanıyla birlikte anılan gerçek kahramanları, bunların arasında da ülkemizin övüncü Selahattin Ülkümen’leri, Necdet Kent’leri ve Dışişlerimizin kıymetli diplomatlarını, şükran duygularımız ve rahmetle anmayı bir borç biliyor, manevi huzurlarında hürmetle eğiliyoruz”.

Törene ayrıca TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmez birer mesaj gönderdiler.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin
“İnsanlığın ortak vicdanını yaralayan bu trajedi karşısında aziz milletimizin ayrılmaz parçası olan Musevi vatandaşlarımızla aynı duyguları paylaşıyor ve benzer acıların bir daha yaşanmamasını diliyorum.”
Dışişleri Başkanı Ahmet Davutoğlu 
“Türkiye insanlığa karşı emsalsiz bir suç olan Yahudi soykırımının hatırlanması ve bu tarifsiz vahşetten gerekli derslerin çıkarılması için uluslararası düzeydeki bilinçlendirme çabalarına desteğini maddi ve manevi olarak sürdürecektir.”
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmez
“Başta adam öldürmek olmak üzere temel insan haklarını ihlal eden ve insan onurunu zedeleyen her türlü, bu barış ve esenliğe zarar vermektedir. Masum insanlara yönelik olarak işlenen soykırım ve sürgün gibi suçların dini, milli, felsefi ve insani hiçbir gerekçesi olamaz. Tarihte Yahudilere karşı işlenmiş olan insanlık suçu başta olmak üzere bütün insanlık dışı tutumları nefretle kınıyorum.”

Tören sırasında İÜ Devlet Konservatuarı Araştırma Görevlisi Sevil Ulucan, arkasında Davut Yıldızı olan 100 yıllık bir Klezmer kemanı ile mini bir konser verdi.


Ester YANNİER