Edirne’den Galata’ya 400 yıllık İlahiler
Edirne’den Galata’ya 400 yıllık İlahiler

Geçtiğimiz pazar günü Neve Şalom Sinagogu’nda Türk Yahudi Cemaati,  Yahudi Kültürü’nü Tanıtma etkinlikleri çerçevesinde Klasik Türk müziğinin nota, usul ve kuramlarına göre bestelenmiş İbranice tasavvufi ilahileri olan Maftirim projesinin hayata geçirebilme heyecanını geniş toplumla paylaştı.

Etkinlikte albümde eserleri seslendiren Maftirim ve Sinagog İlahileri Koroları’nın konserleri katılımcılara unutulmaz bir akşam yaşattı

1987 yılında Niso Albuher’in, ustadan çırağa geçen bu geleneğin zamanla kaybolmasını engellemek için ortaya attığı fikir, 6 sene evvel Sefarad Kültürü Araştırma Merkezi Koordinatörü Karen Gerson Şarhon’un öncülüğünde proje olarak geliştirildi. Kullanılan kaynakların Tevrat’tan alındığı bu ezgiler bugün birçok ustanın desteği ile bir kitap ve cd koleksiyonunda toplandı. Osmanlı Dönemi’nde Edirne’de doğan ve buradan İstanbul ve diğer illere yayılan Maftirim müziği Osmanlıca’daki anlamı ile sonlandırmak demek olup oruç açmak için kullanılan müftir sözcüğü de aynı anlamı ifade ediyor. Bu korolara neden Maftirim adı verildiği bilinmemekle birlikte bu ezgilerin duaların sonlarında dua bitimini haber vermek için de kullanıldığını biliyoruz. Hatta Edirne’de başlayan Maftirim ruhunda Yahudilerin orada bulunan Mevlevi’ler ile olan etkileşimlerinin rolünü ve bu sayede makamların Türk Sanat Müziği makamlarından oluştuğu görülüyor.

Daha içeri girmeden Neve Şalom’un kapısında Türk sinemasının “altın çocuk” lakaplı oyuncusu Göksel Arsoy’u fark ettim. Göksel bey ve eşi  Lina Filiba’nın eşliğinde konser öncesi diğer özel konuklarla birlikte Neve Şalom turu yaptılar.

Ön sıralarda Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı - tarihçi İlber Ortaylı ve Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da yerlerini almışlardı. Arka sıralarda ise Türk Sanat Müziğinin “ses kralı” lakaplı, büyüklerimin “Bir gece ansızın gelebilirim…” bestesiyle tanıdığı solist Yaşar Özel konserin başlamasını bekliyordu.

Tanıtım konserini izlemeye gelenler arasında çok sayıda akademisyen, sanatçı ve gazeteci vardı. Konser öncesinde Karen Gerson Şarhon erkana yansıtılan görsellerle zenginleştirdiği bir sunum eşliğinde Maftirim projesinin tarihini ve emeği geçenleri tanıttı. Maftirim eserlerinde kullanılan Türk Sanat Müziği makamları hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Şarhon’un verdiği bilgiler arasında   Osmanlı Dönemi’nde sayıları  3 bini bulan bu şiirlerden bugün sadece 500’ü bulunabilmiş ve bunlardan da 60 tanesi notalara aktarılabilmişti. 

Hemen ardından Maftirim Korosu  konseri vermek üzere Teva’ya davet edildi. Şef Menahem Eskenazi eşliğindeki koro hicaz, rast, nihavend, hüzzam makamlarında eserleri sunarlarken, dinleyiciler adeta bir Türk Sanat müziği konserine gelmişçesine dikkatle dinliyorlar, iki kültürün tarihsel kaynaşmasına da tanıklık ediyorlardı. İbranice ilahilerin Türk Sanat müziği makamları ile buluştuğu bu mistik ortamda hazanlarımız Tanrı’ya yakarışlarını, ona ulaşma çabalarını bizimle paylaştılar.

İlk konserin bitiminde mikrofonu alan Cemaat Başkanı Silvyo Ovadya “En ihtişamlı mekânımız Neve Şalom’u bu projeyi en iyi sunabileceğimiz yer olarak düşündük” diyerek söze başladı. Hemen ardından sinagogdaki sanat severlere seslenerek “Bugün burada dindaşlarımız kadar geniş toplumumuzdan dostlarımızı da aramızda görmek mutluluk verici” dedi ve  projenin amacı olan Yahudi Kültürünü toplumumuza tanıtmanın önemini belirtti.  Konuşmanın devamında seyirciler arasında olan 2010 İstanbul Kültür Başkenti Proje Başkanı Yılmaz Kurt Bey’e de teşekkür eden  Ovadya, 2010 Kültür Başkenti projesi dahilinde yıl süresince Galata semtinde  2 haftada bir bu ve benzer konserler vermeyi hedeflediklerini belirtti.

Daha sonra mikrofona davet edilen Maftirim  projesinin teknik danışmanı  Kudüs İbrani Üniversitesi Müzik Bölümü Başkanı Edwin Seroussi konuşmasına şu sözlerle başladı; “hiçbir şeyin  kaybolmayacağını ve yok olmayacağını biliyordum. Zaman geçer ve değişerek ortaya çıkar…” Seroussi, İbrani Üniversitesi’nde hocalarının “Bu eserler artık yok oldu!” demesine rağmen araştırmalarına devam ettiğini anlatırken bir gün bir kasette karşısına çıkan “Avinu Malkenu” ilahisinin Huseyni makamı karşısında mest olduğunu ve cesaretinin arttığını belirtti. Konuşması esnasında İzmirli Haham İzak Algazi’den de alıntı yapan Seroussi kendi öğrencisi Rav İshak Alaluf’u da unutmadı. Bugün İbrani Üniversitesi’nde sadece Sefarad kökenli olmayan birçok öğrencisinin bu Türk Klasik müzik makamlarına ilgi duyduğu ilgiyi belirterek “Bu Türk Klasik Müziğin en güzel makamlarını sizinle paylaşmanın mutluğunu yaşıyorum” dedi ve sözü öğrencisi Rav İzak Alaluf’a verdi.

Rav Alaluf ise hocasının karşısında İzmir’deki öğrencilik günlerine yad ederken daha o günlerden  beri hem Türk Sanat Müziği’nin bu makamlarına ve  hem de Tanrı’ya bazen coşku bazen de yakarış bazen de övgü içeren bu ilahilere olan ilgi duyduğunu belirtti. Türkiye’de maftirim olgusunun kayda alınmasından duyduğu mutluluğu da belirterek “Tanrı emeğinizi ödüllendirsin” sözleri ile mikrofonu bu kez Sinagog İlahileri Korosu’na bıraktı.

Yako Taragano eşliğinde Sinagog İlahileri Korosu, kulağımıza hiç de yabancı olmayan bu dualarımızı büyük bir coşku içinde paylaştı. Mizmor Le David ile başlayan konser Leha Dodi duasında Haham Natan Siliki’nin solosu ile izleyenleri mest etti. Hemen ardından gelen Altismehi , En Keloenu her seferinde bizi ya bir Şabat gecesine ya da bir bayram akşamına alıp götürüyordu. Büyük çoğunluğunu Dostluk Yurdu Derneği tiyatro grubunun da üyesi olan sanatçılarımız hem sesleri hem de içtenlikleri ile kalpleri biz kez daha fethettiler. Konser esnasında gerek Cemaat Başkanı gerekse Onursal Başkan Bensiyon Pinto, Beyoglu Belediye Başkanı Demircan’ın sorularını yanıtladılar ve ilahilerin anlamları ile ilgili bilgiler verdiler. Konserin sonuna doğru “En keloenu “ ve “Amen” ilahilerinde salonda bulunan dindaşlarımız da tek bir ağızdan koroya eşlik ettiler.

Konser bitiminde Şarhon ve Başkan  Ovadya projede maddi manevi katkıda bulunanları plaketle  onurlandırdı. Bu vesile ile bugün aramızda olmayan İzak Maçoro gibi cemaatimizin yetiştirdiği değerli Hazanlarımız da anılmış oldu. İzak Maçoro anısına plaketi oğullarına verildi. Konser sonunda Ovadya, Karen Gerson Şarhon’a plaket vererek Türk Müziği ve Yahudi Kültürüne katkılarında dolayı teşekkür etti.

Ödül töreni sonrasında misafirler Neve Şalom Kültür Merkezi’nde bir kokteylle ağırlanıp, büyük ustalarla tanışma fırsatı buldular. Bu esnada Neve Şalom Vakfı Başkanı Jozef  Nassi ise özel konuklara kültür merkezinde sergilenen Neve Şalom Koleksiyonundaki değerli parçaları tanıttı.

Konser sonrası kulaklarımda En Keloenu’nun melodileri, sağanak yağmur altında Beyoğlu’nun yolunu tuttum. Gözümün önünde Edirne Sinagogu’nun şu anki durumunun hüznü bir yandan “En azından tarihimizin bazı bölümlerini yok olmadan saklayabiliyoruz” diyerek buruk bir sevinç yaşadım.  Galata’nın parke taşlı yokuşlarını çıkarken aklımdaki soruların cevaplarını da geçmişte bulmuştum. Birlikte yaşama olgusu, birbirini anlamak?  Dünya kültürler arası çatışmaları, savaşları tartışa dursun, sağ tarafımda duran Galata Mevlevi hanesi tam 400 sene evvelinden cevabını; sevgiyi, saygıyı, karşılıklı anlayışın egemen olduğu bir dünyayı hatırlatarak çoktan vermişti… 

MAFTIRIM KOROSU

Şef: Menahem Eskenazi / Koristler: Rıfat Dana, Beni Albukrek, Robert Elmas, Bensi Elmas, Jak Pardo, Sabi Iyigör, Yusuf Kaspi, Sedat Amon, Albert Güzelbahar, Nesim Beruhiyel, Izak Edili, Mordo Razon

YAKO TARAGANO SİNAGOG İLAHİLERİ KOROSU

Şef: Cako Taragano / Gazelhan: Natan Siliki / Koristler: Erol Eskinazi, Viktor Nasi, Yuda Yanni, Eli Yanni, Daryo Chaban, Marko Galimidi, Aylin Yengin, Jinet Zalma, Deniz Toros, Eti Siliki, Selin Sages, Suzi Gözcü

MAFTİRİM PROJESİNDE EMEĞİ GEÇENLER

1987 yılında kayıt stüdyosunu kurup kayıtları yapan Nino Varon, kayıtları notaya alan Fatih Salgar; Ferruh Yarkın; Bet-Din üyeleri Rav Yeuda Adoni ve Rav Isak Alaluf; giriş makalesini tercüme eden Güler Orgun ve Eva Çiton; projenin fikir babası Niso Albuher; Maftirim ustaları Kanunî David Behar, merhum Hazan (duahan) Isak Maçoro, Hazan David Sevi.

Proje sponsoru İzak Levi; Proje danışmanı Prof. Edwin Seroussi; İbranice olan şiirlerin noktalama ve tashihlerini yapan Prof. Tova Beeri; şiirleri tercüme eden Prof. Isaac Jerusalmi; notaların tashihi, düzeltilmesi, bazı ilahilerde yeniden yazılması, usullerin ve metronom değerlerinin eklenilmesi Av. Ûdî Mahmut Özbay; kitap dizaynı Selin Estroti.

Mois GABAY