gozlemkitap
RSS
Yayın Haftaları X
Ridvan Dilmen ile bir kahve molasi
Ridvan Dilmen ile bir kahve molasi
Türk futbolunun efsane ismi Rıdvan Dilmen… Futbolculuğundan, teknik direktörlüğüne, yorumculuğundan yazarlığına kadar tam bir futbol adamı… Kendisine en merak edilen soruları sorduk, çok ilginç bilgiler edindik… Lafı fazla uzatmadan sizi Rıdvan`la beraber bir kahve molasına davet ediyoruz…Cem MENASE
Geçen sene TV kanalıyla olan antlaşmanızdan sonra teklif gelirse bir takım çalıştırabilirim demiştiniz. Teklif gelmedi mi?
Altı 1. Lig, birkaç tane de 2. Lig’den teklif geldi ama geçen sezon içerisinde sözleşmemi Temmuz’a uzatmıştım. Bu yüzden değerlendiremedik. 

Teknik direktörlükte kendinizi başarılı buluyor musunuz?
Teknik direktörlükte Van, Konya, Fenerbahçe, Karşıyaka, Adana ve Altay’da çalıştım. Konya hariç diğer kulüplerde başarılı olduğuma inanıyorum.

Üç büyüklerden teklif alsanız, Fenerbahçe dışında bir takıma gitmeyi düşünür müsünüz?
Üç büyüklerden Fenerbahçe dışında bir takımdan teklif almak. Alsam, hayal olurdu herhalde. Gelse de öyle bir şey olması söz konusu değil.

Fenerbahçe yeni bir kadro oluşturdu. Transferler yaptı.  Ligde ve Şampiyonlar Ligi’nde bu kadroyla başarılı olma ihtimali var mı ?
Aslında Fenerbahçe Kulübü, ciddi bütçeler sayesinde ekonomik olarak çok iyi durumda. Bu yüzden Avrupa’da başarılı olabilecek daha iyi bir kadro oluşturabilirdi. Daha doğru transfer politikaları üretebilirdi. UEFA Kupası’nda maç şansızlığı yaşamazlarsa final oynayacak kapasitedeler. Bu kupada sarı lacivertlilere daha denk takımlar var. Öte yandan Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu sadece Fenerbahçe için değil, kanımca tüm Türk takımları için henüz bir hayal.

Üç büyükler yurt dışındaki örneklerle karşılaştırdığımızda başarısız kalıyorlar. Üstelik çok büyük başarı hedefleri açıkladıktan sonra… Biz nerede hata yapıyoruz?
Şimdi Avrupa’da çok kulüp, örneğin geçen sene final oynamış Espanyol gibi kulüplerin bütçesi Fenerbahçe’den daha iyi değil. Ama  daha doğru transfer politikaları uyguluyor, doğru takımlar yaratıyor ve en önemlisi daha sabırlılar. Bu şekilde vasat bir Alman takımı bile kupalarda final oynayabiliyor.

Ne gibi değişiklikler olmalı?
Yabancı transferinde doğru tercihler yapmıyoruz. Örneğin; Beşiktaş Ailton’a yatırım yapıyor, sonra ekonomik olarak zarar ediyor. Şu andaki mevcut kadroya baktığınız zaman Cisse gereksiz bir adam. Onun gibi çok adam var Türkiye’de. Gereksiz bir yatırım. Fenerbahçe’de de iki stoper lüks kalıyor. Bir tanesi yerli tutulabilir. Ayrıca Kezman’ın doğru tercih olmadığını düşünüyorum. Kezman, ikinci forvet oyuncusudur ve Fenerbahçe’nin oyun şablonuna uymuyor. Deivid de bu sistemin oyuncusu değil.

Kim olabilirdi mesela?
Nobre karakterinde ondan çok daha kaliteli bir oyuncu olabilirdi. Bu şablonda oynuyorsanız daha yararlı oyuncu oynatmanız lazım.

Peki Galatasaray?
Galatasaray için de, aynı fikirleri paylaşıyorum. Görüyorsunuz Bouzid diye bir yabancı almışlar, oynamıyor. Nereden buluyorlar bu adamları anlamak mümkün değil.

Bu sezon hakkında ne yorum yapabilirsiniz sizce şampiyonluk için en güçlü aday kim?
Bu sene geçen sene gibi olmaz. Geçen sene Fenerbahçe 70 puanla lig şampiyonu oldu. Galatasaray, hatırladığım kadarıyla 54 puan aldı. Beşiktaş da, 62.
Bu sene 70 puan, lig şampiyonluğu için yetmez. Hiçbirine yetmez. Hatta Trabzon bile 60, 70’i bulur. Fenerbahçe 70 puanla bitirirse belki 3. olur. Bu yüzden  Beşiktaş’ın, Fenerbahçe’nin, Galatasaray’ın da 70 puanı geçeceğini düşünüyorum. Bence şampiyonluk için en güçlü aday Beşiktaş.

Kayserispor?
İmkansız. Ancak, Anadolu’nun en iyisi olur.

Beşiktaş’ın bu seneki transfer politikasını nasıl buluyorsunuz?
Beşiktaş, günlük kararlar alıyor. Bir oyuncu beğeniyor menajer. Gidip onu alıyorlar. Yeni aldıkları Arjantinli oyuncu gündemde olan bir oyuncu değildi. Transferi bir anda oldu.

Süper Kupa’nın daha erken oynatılması daha iyi olmaz mı?
Bence ligler bitince oynatılmalı. Biz Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı lig bittikten üç gün sonra oynuyorduk.

Yıldız transferlerine nasıl bakıyorsunuz? Sizce doğru transferler mi? Fenerbahçe, Roberto Carlos’u aldı, Galatasaray Lincoln’ü…
Şimdi Roberto Carlos bir yıldız. Oyuncu olarak buraya gelmeden bir ay önce Real Madrid’te şampiyonluk maçı oynamış bir oyuncu. 107 tane Şampiyonlar Ligi maçı görmüş. O yıldız. Oyuncu kalitesi olarak bakılınca Ümit Özat gitti, yerine o bölgede oynayan dünya üzerindeki en iyi adam alındı.
Lincoln bizde yıldız olsa da, Schalke onu dert etmeden verebiliyor. Bundesliga Avrupa’nın en üst düzey ligi değil. Bakılınca Alex, Lincoln ile kıyaslanıyor. Kaka’yla kıyaslamıyorlar. Bunlar, kolay lig oyuncuları.
Lincoln, Milan istedi de mi buraya geldi ? Budnesliga ona ağır geldi. Bunlar hep aynı tarz oyuncular… Ricardinho da bu sınıfa giriyor.
Eğer bir Avrupa takımı yönetseydim, Türkiye Ligi’nde alacağım tek oyuncu Alex olurdu. Bakıyorsunuz 17’nin altında gol atmıyor. Bence Lincoln, bu sezon 10 golü geçmez. Alex’e bile İngiltere Ligi’nde top değdirmezler. Yani üzülüyorum bugün Ricardinho’ya “Paşa” diyorsak… Çünkü nam- ı diğer Paşa’yı İngiltere’de vasat takımda bile oynatmazlardı.

Türk futbolunda size göre en büyük yetenek ve geleceğin yıldız adayı kimdir?
Necati Ateş.

Şu anda rekorlar nedeniyle Hakan Şükür ismi devamlı gündemde. Bunun yanısıra F1 maçında bu kadar sene geçmesine rağmen performansından bir şey kaybetmediğini gördüğümüz Tanju’nun üç golü var. Çoğu kişi son vuruşlarda Tanju’yu Şükür’den daha başarılı bulur. Siz hangisini daha başarılı buluyorsunuz?
Vuruşlarda tartışmasız Tanju’nun daha başarılı olduğuna inanıyorum. Ama Türk futboluna hizmet söz konusu olduğunda en büyük oyuncu Hakan Şükür’dür.
 Üç büyüklerde oynayan, takımları ile özdeşleşmiş oyuncuların üç büyüklerden başka bir takıma transfer olması sizce etik midir?
Biraz duygusal bir insanım. Kesinlikle bu tür transferlere karşıyım. Tümer, bu kıyaslamada ayrı bir yere koyulmalıdır. Çünkü Tümer, bir Sergen değildir.

Taraftarların kulübünün her maçını kazanmasını ve futbolcunun her maç gol atmasını beklemeleri haksız mı?
Tabi ki taraftar her zaman kazanmayı ister. Bunda haksız değiller. Ama önemli olan kaybettiğin zaman, saygı duymayı da bilmen.

Fenerbahçe ve Galatasaray geçen sezon çok olaylı maçlar oynadılar. Hakemler, zaman zaman maçları durdurmak zorunda kaldılar. Bu sene olaylar kaldığımız yerden, Trabzon’da devam etti. Tüm bunların sebebi sizce taraftarlar mı, yoksa yöneticilerin tavırlarının bu olaylarda etkisi var mı?
Bu çok güzel bir soru. İlginçtir, iki maçı yöneten de aynı hakem. Birinde girdi, çıktı. Birinde girdi, çıkmadı. Kesinlikle hakemin iki farklı maçta,  farklı tavır sergilemesinin yanlış olduğuna inanıyorum.

Sizce Federasyon başarılı mı?
Dönem dönem başarılı. Mesela alt yapıya verilen önem olarak, başarılı ama adil değil. Zaman zaman hataları oluyor. Örneğin cezalar. Bir takım seyircisiz oynarken aynı konudan ceza yemiş başka bir takım, seyircili oynuyor. Geçen sene Sakaryaspor’a ağır ceza verdiler. Aynısı Fenerbahçe’ye olunca o kadar ağır cezalandıramıyorlar. Federasyon şeffaf değil.

Mehmet Ali Şahin ile Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy’un sürtüşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sürtüşme başta vardı. Şimdi biraz daha azaldı. Bir yanlış yapılıyorsa hükümet karışmalı, müdahale etmeli.

Türkiye sizce Avrupa Şampiyonası’na katılır mı?
Bence katıldık. İddialı biraz ama..(Gülerek) bence finale bile kalabiliriz.

Romanya ile gerçekleşen hazırlık maçında takım yenildi ve olumsuz eleştiriler aldı. 2002 Dünya Kupası’ndaki havayı bir türlü yakalayamıyoruz. Sizce sebebi nedir?
Romanya kesinlikle kıstas değil. Belki de hayırlı bile oldu. Hep beraber göreceğiz.

Yabancı sınırlaması 6+1 olarak açıklandı. Konuyla ilgili görüşünüz nedir?
Ben çok karşıyım. Mesela Brezilya, herkesin favorisi ancak kendi liginde oynayan oyuncusu yok. Kesinlikle yabancı sınırlamasının kalkması lazım. Türk futbolu, yabancılardan kötü etkilenmez. Örneğin sizce Tuncay Fenerbahçe’deyken Fenerbahçe sol kanada oyuncu alır mıydı? Almazdı!

Dönem arkadaşlarınızla görüşüyor musunuz? Mesela eski dostlarla hala futbol maçları yapar mısınız?
Çok sık görüşüyorum. Bizim nesil en iyi dostlukların kurulduğu nesildi. 15 dakika içinde 15 - 20 kişi toparlanabiliyoruz. Birbirimize karşı çok vefalıyız. Şimdi nerde bu dostluk? Bugün futbolcular öylesine takılıyorlar.

Metin- Ali- Feyyaz, Rıdvan- Oğuz- Aykut ekipleriyle, üç büyüklerin bugün kurdukları ekipler arasında bir fark görüyor musunuz? O dönemde elde edilen başarıların sırrı nedir?
Çok uzun zaman beraber oynadık. Aynı dili konuşuyoruz. Şimdi çok sık kadro değişiklikleri oluyor. Biz iyiydik diye, uzun süre yerimize yabancı oyuncu alınmadı. Şimdiki Türk oyuncular yeterli değil. Bugün sadece iki oyuncu çok konuşuluyor. Biri Mehmet Topuz, diğeri Gökhan. Neden kayda değer başka oyuncular çıkmıyor? Yabancı sınırlaması olsa da farketmez. Bunlar sadece bahanedir. Takımında Rıdvan varsa o bölgeye yabancı oyuncu alır mısın? 

Biliyoruz ki unutamadığınız bir 4- 3’lük Galatasaray maçı var. O maçta geçenleri anlatabilir misiniz?
İlk maç 2- 2 bitmişti. Ben bir, Tanju iki gol atmıştı. Diğer maçta, Oğuz sakattı. Maçın döneceğine gerçekten inanmıyordum. Hiç unutmam, Aykut’la duşta üzgün ve yorgun bir şekilde hiç konuşmadan oturuyorduk. Veselinoviç geldi, bizi tekrar toparladı. Bize şunu dedi: “Şöyle düşünün; Biz bu maçı oynadık, yenildik, elendik. Ama ben sizin için 45 dakikalık özel bir maç satın aldım. Bu maçı unutun elendik. Kupa da gitti. Şimdiki 45 dakikayı 1- 0 kazanmamız gerekiyor”.
Orada biraz heyecanlandık tabi. Tam biz çıkarken Veselinoviç “Bir dakika !” dedi. “Bir şey daha söyleyeceğim: Bahsettiğim golü ilk 10 dakikada atarsanız, maç çözülür, bunlara beş tane daha atarsınız”. Bir kez daha heyecanlandık. Futbolcu duygusaldır. Bu tür konuşmalardan etkilenir. O gün şansımız da iyi gitti, yendik. Ama bir, iki maç olur bu. “Hadi aslanlarım” psikolojisi her maç işe yaramaz. (Gülüşmeler)
Bu tür motivasyonların işe yaraması şehir efsanesidir. Bunu konuşan teknik direktöre arkasından oyuncular güler. Onu da Şalom okuyucularına belirtmeden geçmeyeyim.

Galatasaray’dan Fenerbahçe’ye kimi alırdınız?
Tabi ki Necati Ateş’i.

Fenerbahçe’den Galatasaray’a?
Hiç kimseyi istemem.(Kahkahalar)

Yaptığınız maç ve gol tahminlerini neye borçlusunuz?
Atıyorum, tutuyor. (Gülerek) Geçen gün bir maç izliyordum. Galatasaray’ın Avrupa kupası maçı. Servet topu kaptırdı, şimdi dedim ister misin bir de gitsin penaltı yapsın. Gitti penaltı yaptı.

Rıdvan Dilmen’e bize ayırdığı vakit ve samimi yanıtları için teşekkür ederiz.

Facebook'ta Paylaş
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
Abone Formu X
Şalom Gazetesi’nin adresinize gelmesi için bir yıllık şehir içi abonelik ücreti 140 TL.dir.
İletişim Formu X
Şalom Satış Noktaları X
Remzi Kitabevi - Etiler Akmerkez
Remzi Kitabevi - Suadiye
Remzi Kitabevi - Osmanbey
Remzi Kitabevi - Erenköy Carrefour
Remzi Kitabevi - Akadlar Mayadrom
Remzi Kitabevi - Mecidiyeköy Profilo
Remzi Kitabevi - Ankara Armada
Remzi Kitabevi - İzmir
Remzi Kitabevi - Antalya
Şalom Gazetesi - Künye X
künye
Abone Bize Ulaşın Reklam Şalom Satış Noktaları Künye Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008