gozlemkitap
RSS
Yayın Haftaları X
Las Malvinas/Falkland Savaşında Yahudi askerler
Las Malvinas/Falkland Savaşında Yahudi askerler

12 Mayıs 1982’de Arjantin cuntasının Las Malvinas (Falklands Adaları) adalarını işgali ile başlayan savaş 74 gün sürdü. Arjantin çoğunluğunu silah altına alınan gençlerin oluşturduğu altı yüzün üstünde kayıp verirken Birleşik Krallık üç yüzden az sayıda özel harekat askerini kaybetti. Her iki ülke de çeşitli sayıda ufak savaş gemisi ve onlarla ifade edilen uçak ve helikopter kaybı yaşadı. 

YAHUDİ ASKERLER

Arjantin’de cunta on yedi yaşından itibaren gençleri silah altına almaya başladı. Adalara çıkarma yapacak gücü oluşturan bu gençlerin eğitim ve donanımı yetersiz kaldı. O dönemde dünyadaki en büyük üçüncü Yahudi cemaatini bünyesinde barındıran Arjantin’de dolayısıyla yüzlerce Yahudi kendini orduda buldu. Bunlardan 250 kadarı anakarada, elli kadarı ise Falkland Adalarında çarpışmalara katıldı. 

Kanlı cunta döneminde (30.000’den fazla insan siyasi görüşleri sebebiyle cunta tarafından öldürüldü) antisemitizm yaygındı. Antisemitizm ile mücadele eden Yahudi cemaati, silah altındaki genç Yahudilerin moralini arttırmak ve manevi destek vermek için savaş alanına haham yollamak istedi.  Latin Amerikalı ve Arjantinli Yahudi dernek ve cemaatlerinin de desteğiyle istek iletildi. İsrail’den silah tedarik eden cunta tepki çekmemek için bu isteği kabul etti. 

ARJANTİN ORDUSUNUN İLK HAHAMLARI

Arjantin cuntası Katolik din adamları dışında beş hahamına askerleri ziyaret ederek morallerinini arttırması için izin verdi. O dönemde Arjantin için bir ilkti.  

Haham Baruh Plavnik, Efrayim Dines, Tzvi Grunblatt, Natan Plavnik ve Felipe Yafe, bölgeye gitti. Burada hem terk edilmiş sinagogta Şabat duası okundu, hem de Yahudilerin maruz kaldığı şartlar gözlemlendi.

Hahamların adalara ayak basmasına stratejik önem gerekçesiyle izin verilmedi. Patangoya’da (ana karanın güneyi) hizmet etmelerine izin verildi. Üniforma giymelerine izin verilmeyen hahamlar, Katolik din adamları ile aynı kıyafeti giymek durumunda kaldı.O günlerle ilgili görüşü sorulduğunda Plavnik “Ordunun bizim kim olduğumuzla ilgilenmediğini, aslında gerçekte yaşananları dışarıdan birisinin görmemesi için böyle davrandıklarından şüphelenirdim,” diyor. 

ORDUDA ANTİSEMİTİZM

Arjantin’in Yahudi askerleri cuntanın emriyle katıldıkları bir savaştan geri döndüklerinde ne kendi cemaatlerinden ne de Arjantin halkından gerekli itibarı görmemişti. Ancak savaşın otuzuncu yıldönümünde hikâyelerini anlatmaya başladılar.

Hikâyesini paylaşanlardan biri de savaş sırasında on dokuz yaşında olan Yahudi asker Silviyo Katz oldu. 

Katz’ın paylaşımlarına göre Yahudi askerlerin tek düşmanı İngiliz komandoları ve özel harp askerleri değildi. Teğmen Eduardo Sergio Flores Ardoino gibi subaylar savaşın can sıkıcılığını Yahudi askerlerle uğraşarak gidermeye çabaladılar.

Yazlık bot ve donanımla kış şartlarında kalan Arjantin askerleri, yetersiz erzakla günlerini geçirmeye çalışırken üstüne subayların cezalandırmaları ve aşağılamalarına da maruz kalmıştı.

Yetersiz erzak nedeniyle sıkıntı çeken Yahudi askerler kendi aralarında para toplayarak bir köyden yiyecek aldılar. Birliğe döndüklerinde Teğmen Ardoino yiyeceğe el koyduğu gibi tüm Yahudi askerleri çapraz haça bağlatarak cezalandırdı. Bir diğer subay da bir askerin ağzına güvenliği açık el bombası koyarak uzaklaştı. Şans eseri Katz’ın arkadaşı bombayı düşürmedi  ve kimse ölmeden ceza tamamlandı.

Katz subayların kendilerine psikolojik baskı dışında fiziksel olarak da diğer askerlere oranla daha da katı ve acımasız cezalar verdiğini belirtiyor. Anlattığı kadarıya subayların sapkınlıkları sadece fiziksel ve psikolojik cezalarla sınırlı kalmadı. Katz anılarıyla cinsel sapkınlık derecesinde de girişimlerin olduğunuda kayıtlara geçiriyor. 

ARJANTİN SUBAYLARININ GERÇEK YÜZÜ

Askerler savaşın sonlarına doğru İngilizler ile çatıştıklarında komutansız olduklarını anlatıyor. Subayların kaçmasıyla tüm silah altına çağrılan genç askerler de kendi başlarına bırakılmıştı.Katz söyle anlatır: “İngilizler bizi kuşatmaya başladığında köye doğru geriye çekildik. Köye girdiğimizde bir depoda saklanan Teğmen Ardoino’yu gördük. O ise hiçbirşey olmamış gibi Askerler, sizi kaybettiğimi sandım´dedi.” Köyde İngiliz askerleri tarafından esir alındılar. Katz esaret şartlarının normal askerlik durumlarından daha iyi olduğunu belirtiyor. “İngilizler bize saygılı ve düzgün davrandı. Onlar da subaylarımızın bize nasıl davrandığını biliyordu. Rütbelerini sökerek saklanan subayları onlara işaret ettik. Sonrasında İngilizler bizi bir depoya yönlendirdi.”

Depoya giren askerler bir başka şok daha yaşadılar; cuntanın gönderdiği kutu kutu erzaklar ve mühimmatlar subaylar tarafından saklanmıştı. “Biz açlıktan ölmemek için çabalarken onlar bunca malzemeyi kendileri için saklamıştı. Hayatım boyunca o günkü kadar çok yemek yediğimi hatırlamıyorum” sözleriyle yaşadıklarını anlatıyor.

BİRLEŞİK KRALLIK HAVA KUVVETLERİNİN YAHUDİ PARAŞÜTÇÜSÜ

İngiliz Kraliyet Kuvvetleri Yahudi Komitesi ise savaştan 30 sene sonra yaşanan ilginç bir anekdotu internet sitesinde paylaştı. Savaş alanında siper alacak bir yer arayan Arjantin’in Yahudi askerlerinden biri kendini savaş alanında yere atar. Kafasını kaldırıp yukarı baktığında İngiliz paraşütçünün tüfeğini kendisine doğrulttuğunu görür. Arjantin, Ceneve Konvansiyonunun savaş esirlerine adil ve onurlu davranış kuralları konusunda sabıkalıdır. Bu sebeple Arjantinli Yahudi asker İngiliz paraşütçünün onu öldüreceğinden emindir.

ŞEMA

Tetik çekilmeden önce asker son duasını okumaya başlar “Şema Yisrail Adonay Eloenu Adonay Ehad!” Paraşütçü duanın ikinci satırını tamamlar: “BaruhŞem Kevdo Malhuto leolam vaed “ Arjantinli asker şaşkınlığını hâlâ üzerinden atamamışken paraşütçü “Haydi kalk” diyerek askeri esir alır ve hayatını kurtarır.

Yahudi Komitesi Başkanı Albay Martin Newman İngiliz askere ulaşmaya çalışıyor. Newman “Bu olayın kahramanı olan İngiliz askerine ulaşabilirsek onları bir araya getireceğiz. O gün izlenmesi, şahit olunması gereken bir gün olacaktır,” dedi.

Savaşta kaç İngiliz Yahudi askerin yer aldığı bilinmiyor.

FALKLANDS SAVAŞININ SONUCU

Askeri uzmanlara göre hazırlıklarını eksik planlayan Arjantin ordusu bunun bedelini çok sayıda esir vererek ve savaşı kayberek ödedi. Savaş sonrası esirler karşılıklı iade edildi ve Falkland Adaları Birleşik Krallık yönetimine bırakıldı. (1994 yılında Arjantin anayasasına bu adaların egemenliği ile ilgili maddeler tekrar eklendi.)

Savaş sonrası Demir Leydi Margaret Thatcher’ın siyasi gücü törpülenirken, Arjantin’de on yıl aradan sonra 1983’te ilk demokratik seçimler yapıldı. Falkland Adaları birer okyanus geçiş noktası ve ikmal noktasından ötedir.

Adaların kıta sahanlığı zengin petrol ve doğalgaz yataklarına sahip.

Yahudi askerlerin çoğu savaş sonrası evine döndü. Buna rağmen anılarını paylaşan sadece bir avuç asker bulunuyor. Askerler anılarını paylaştıkça o günkü koşullar ve yaşananlar açığa çıkacak ve gerçekler tarihteki yerini alacak.

Facebook'ta Paylaş
Yazar Melih NAMER
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
Diktatörlük Arjantin’i 1982’de karasularına yakın olan ve İngilizlerin de egemenlik iddia ettiği Las Malvinas/Falklands Adalarını kontrolüne almak için savaştı ve kaybetti. Bu savaşın pek anlatılmayan hikayeleri var. Arjantin’in Yahudi askerlerinin hikâyesi gibi…

"/>
Abone Formu X
Şalom Gazetesi’nin adresinize gelmesi için bir yıllık şehir içi abonelik ücreti 140 TL.dir.
İletişim Formu X
Şalom Satış Noktaları X
Remzi Kitabevi - Etiler Akmerkez
Remzi Kitabevi - Suadiye
Remzi Kitabevi - Osmanbey
Remzi Kitabevi - Erenköy Carrefour
Remzi Kitabevi - Akadlar Mayadrom
Remzi Kitabevi - Mecidiyeköy Profilo
Remzi Kitabevi - Ankara Armada
Remzi Kitabevi - İzmir
Remzi Kitabevi - Antalya
Şalom Gazetesi - Künye X
künye
Abone Bize Ulaşın Reklam Şalom Satış Noktaları Künye Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008