gozlemkitap
RSS
Yayın Haftaları X
Hayatın içinden: ALBERT SAUL
Hayatın içinden: ALBERT SAUL
Saygıdeğer kayınbiraderim Albert Saul; tenis kupaları, briç turnuva ödülleri, sayısız kitapları ve en önemlisi, sevgili eşi, kızı, torunu ve bizleri bırakıp hakkın rahmetine kavuştu.

Yıllar evvel, O’na rica etmiş ve Türk pasaportu sayesinde kurtulmuş, bir Holokost kurbanı olarak ilk kez 2. Dünya Savaşı’nda  Paris’te yaşadıklarını yazması için onu ikna etmiştim.

Beni kırmamış ve hafızasından silmek istediği bu acı hatıraları kaleme almıştı. Şalom gazetemizin eki olan Ladino lisanında ‘El Amaneser Kon Arte’ sayfamda ise, şair Albert Saul ile ‘Poemes Du Crepuscules’  adlı röportajımda, çok değerli eşine yazdığı kitabının bir şiirini yayınlamıştım.

Bu kez sizlere ekonomi profesörü olan kızı Fani Saul Demers’in babasının cenazesinde okuduğu, ‘Babam’ adlı metni sunuyorum.

Esti Saul

Babam

Bugün olağanüstü bir insanı kaybettik. Babamın onu tanıyan herkesi etkileme gücü vardı. Annem ve benim kişisel kaybımız akıl almayacak kadar büyük. Fakat, bu kayıp sadece bizim kaybımız değil. Dünya, bir hümanist kaybetti. O her zaman, ırk ve inanç ayırmadan, insanoğlunu her şeyin üstünde tutardı. En sevdiği sözlerden biri “Sen insan mısın? Demek ki kardeşimsin.” idi… Emeklilik yıllarında, kendini, dünyadaki çatışmaları kınayan ve uluslararası işbirliği yoluyla barışçı çözümler bulmaya çalışan iki kitap yazmaya adadı.1

O, entelektüel tartışma ve canlı konuşmaları severdi. Küçükken, onun kardeşleri, sevgili amcalarım ile giriştiği birçok felsefi tartışmalara şahit olurdum.

Babam bir kimsenin sahip olabileceği en mükemmel baba idi. Ona olan hayranlığım sonsuzdur. O edebi bir dahiydi. Bir Çin atasözü der ki: ‘Bir resim bin kelimeye bedeldir’. Hâlbuki babam tersine, birkaç kelimeyle sadece resmi değil, o resmin ahlâkî ve duygusal önemini de ifade edebilirdi. Büyük özgünlüğü olan bir şairdi.  Şiirleri herkesi büyülerdi. Edebiyat ve okuma aşkını küçüklüğümden beri bana aşıladı.

Edebiyat sevgisi yanı sıra, bilime, bilimsel gelişmelere ve özellikle astronomiye çok düşkündü. Çocukken bana gökyüzündeki yıldızları gösterir, ışınlarının bize binlerce yıl sonra ulaştığını ve o yıldızların belki de şu anda var olmayabileceklerini anlatmaya çalışırdı. Ben de ağzım açık onu dinlerdim.

Bilimsel ve teknik tarafının başka bir örneği, Türkiye’nin ilk yerli kauçuk ve plastik sanayilerini tek başına kurmuş olması idi. Birçok makine planlarını kendi oturma odamızda çizmişti. Gözleri heyecanla dolu, makinenin her parçasının fonksiyonunu, yapacağı sesi de taklit ederek anlatırdı.

Babam bir spor aşığı idi. Sağlam kafa sağlam bedendedir sözüne çok inanırdı. Birçok spor denemiş, olmasına rağmen  tercih ettiği spor şüphesiz tenisti. O tenis sevgisini anneme, bana, eşime, kızıma, kardeşlerine, yeğenlerine ve hatta küçük yeğenlerine de aşılamıştır. Beş yaşından beri beni İstanbul uluslararası tenis turnuvalarına getirirdi. Maçtan sonra, tenisçilerin oyun stratejisinin bir eleştirisini yapardı. Tenisçi arkadaşlarına tavsiyelerde bulunur, maç kazanmaları için hangi stratejiyi kullanmaları gerektiğini söylerdi. Davis Kupası turnuvalarında da hakemlik yapmıştı.

Babam bir briç oyuncusuydu ve briç oynamaktan büyük zevk duyardı. Annemle turnuvalara devamlı katılırdı. İkisi de İstanbul briç çevresinde çok iyi tanınırlardı.

Babam çok iyi dans ederdi ve caz müziğini çok severdi. Annemle onu bir dans pistinde gözlemlemek gerçek bir estetik zevkti. Bunu sadece onlara tapan ben değil, onları dans ederken gören yabancı kişiler de takdir eder, alkışlardı.

Son olarak, onun hayatını şüphesiz en fazla etkilemiş olan olayları size anlatmak istiyorum. Babam Holokost’u, insanlık tarihinin bu en utanç verici olayını yaşadı, şahidi, ve neredeyse kurbanı oldu. O hümanist, o en inanılmaz kişi, insanların başka insanlara karşı olan nefreti yüzünden yok olabilirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Paris’te büyüdü ve Yahudi olması nedeniyle Nazi işgalciler tarafından Compiègne Front Stalag 122 ceza kampında tutsak edildi. Birçok kez ölümle karşı karşıya kaldı. Ancak, Türk vatandaşlığı sayesinde canını kurtarabildi. Bu olayları anılarında detaylı bir şekilde anlatmıştır. Bu eser Kudüs Yad Vaşem Holokost Müzesi ‘The Holocaust Heroes and Martyrs Remembrance Authority’si tarafından (No. 9092 olarak) tescil edilmiştir.

Onu bugün burada sevgi ve saygı ile anarken mekânının cennet olmasını Ulu Tanrı’dan dilerim.

1 Consensus Vital / Consensus for Survival: Pax Nuclearis I and II” isimli bu eserleri, Fransızca ve İngilizce olarak, dünyanın büyük liderlerine yollamıştı. Birer örnekleri de the British Library, Library of Congress, Bibliothèque Nationale de France, Bibliothèque Nationale du Canada, Canadiana: La Bibliographie Nationale du Canada ve başka milli kütüphanelerde bulunmaktadır.

Esti Saul

Facebook'ta Paylaş
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
Abone Formu X
Şalom Gazetesi’nin adresinize gelmesi için bir yıllık şehir içi abonelik ücreti 140 TL.dir.
İletişim Formu X
Şalom Satış Noktaları X
Remzi Kitabevi - Etiler Akmerkez
Remzi Kitabevi - Suadiye
Remzi Kitabevi - Osmanbey
Remzi Kitabevi - Erenköy Carrefour
Remzi Kitabevi - Akadlar Mayadrom
Remzi Kitabevi - Mecidiyeköy Profilo
Remzi Kitabevi - Ankara Armada
Remzi Kitabevi - İzmir
Remzi Kitabevi - Antalya
Şalom Gazetesi - Künye X
künye
Abone Bize Ulaşın Reklam Şalom Satış Noktaları Künye Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008