gozlemkitap
RSS
Yayın Haftaları X
İtiraflar

Televizyonda, bir Pazar ayininden sonra günah çıkaran filmin kahramanını izlerken kendi kendime şunu düşündüm:

-İnancım bir yana, simgesel de olsa bu tür bir hücreye aynı amaçla girmiş olsam, neleri itiraf ederdim?

Uzun bir süre düşündükten sonra, söyleyecek hiçbir söz bulamadım. Kuşkusuz bu, -günah sözcüğünü hiç kullanmak istemiyorum- tümüyle hatasız ya da kusursuz olduğum anlamına gelmiyor; ancak beni rahatsız eden ya da altında ezildiğim kimi konuların olmamasından kaynaklanıyor olabilir. Yoksa inancımın ya da onun getirdiği engel ve yasaklamaların beni ne denli bağladığı hiç önemli değil.

Bana göre yasal zorunluluklar bir yana, en yüce yargıç, kuşkusuz vicdanımdır! Bu yüzden ister bir hücrede, ister her gece uyumadan bir başıma yatağımda uzanırken, isterse bir aynanın karşısında hesaplaşmaya girişeyim, kendimle ilgili en doğru yargıyı yine ben vermiş oluyorum. Tüm eylemlerimi erdemin mihenk taşında sınayarak değerlendirebiliyor ve vardığım bu yargı sonucunda, kendimi her yönüyle aklayabiliyorsam, mutlu ve huzurlu olmamam için hiçbir nedenim kalmıyor.

Kuşkusuz bu tür itiraflar, yalnızca benim bildiğim ya da öyle sandığım konularla sınırlıdır. Yoksa başkalarının yargıları işin içine girdi mi, olaylar bizim dışımızda gelişmeye, farklı bakış açılarıyla şekillenmeye başlıyor. Belki bir başımıza kalıp düşündüğümüzde de, o yargıların etkisinde kalıyoruz. Kendi doğrularımızı sorguluyor, onlara farklı anlamlar yüklüyoruz. O zaman da ikilemlerin getirdiği huzursuzluk, mutluluğumuzu gölgelemek için yeterli olmaktadır.

Sanırım, yazarların günah çıkarma hücreleri yazdıkları kitaplar oluyor. Kimi açık yüreklilikle kendini anlatırken, kimi de itiraflarını kahramanlarına söyleterek ya da imgelerin zengin çağrışımlarına sığınarak, içlerinde patlayan fırtınaları satırlara dökebiliyorlar. Okuyucunun yargıları bir yana, içlerindeki baskıdan kurtulmuş olmanın getirdiği keyif, yazmak için farklı bir dürtü olabiliyor.

Jean Jacques Rousseau’yu bu yazarların içinde, sanırım en yüreklilerinden biri olarak görebiliriz. Hiçbir dolaylı yola sapmadan, yarattığı hiçbir kahramanın arkasına sığınmadan yaşamını tüm çıplaklığıyla İtiraflar’da ortaya koyuyor. Yazar, bu kitaptaki amacını şöyle dile getiriyor:

“Kıyamet borusu çaldığında, ben, elimde bu kitapla yüce yargıcın huzuruna çıkacak ve şöyle haykıracağım: ‘İşte yaptıklarım, işte düşündüklerim ve işte ne olduğum. Her şeyi, bütün açıklığıyla dile getirdim. Yaptığım hiçbir kötülüğü gizlemediğim gibi, yapmadığım bir iyiliği de söylemedim. Gerek rezil ve sefil, gerekse asil ve iyiliksever olduğum zamanları bütün içtenliğimle gözler önüne serdim. Ey ebedi Varlık: İç yüzümü, tıpkı senin bildiğin gibi dışa vurdum. Kullarını etrafıma topla da itiraflarımı dinlesinler. Topla ki kederlerim karşısında inleyip, çirkefliklerim karşısında utansınlar. Ve hepsi birer birer tahtının dibine gelip, kalplerindeki aynı içtenlik ve dürüstlükle itiraf etsinler. Sonra da içlerinden birisi, cesaret edebilirse, çıkıp, ‘Ben, bu adamdan daha iyiyim’ desin...”

Kendi iç hesaplaşmalarımız için aslında bir ayna yetiyor. Yeter ki gözlerimizi kaçırmadan bakabilelim!

Facebook'ta Paylaş
Yazar Avram VENTURA Düşündükçe
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
Abone Formu X
Şalom Gazetesi’nin adresinize gelmesi için bir yıllık şehir içi abonelik ücreti 140 TL.dir.
İletişim Formu X
Şalom Satış Noktaları X
Remzi Kitabevi - Etiler Akmerkez
Remzi Kitabevi - Suadiye
Remzi Kitabevi - Osmanbey
Remzi Kitabevi - Erenköy Carrefour
Remzi Kitabevi - Akadlar Mayadrom
Remzi Kitabevi - Mecidiyeköy Profilo
Remzi Kitabevi - Ankara Armada
Remzi Kitabevi - İzmir
Remzi Kitabevi - Antalya
Şalom Gazetesi - Künye X
künye
Abone Bize Ulaşın Reklam Şalom Satış Noktaları Künye Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008