gozlemkitap
RSS
Yayın Haftaları X
“Risk almak kölelikten kurtulmanın en harika yoludur”

Kral David’in dediği gibi, “Ayaklarınızın yolunu göz önüne alın ve tüm yollarınız oluşturulacak,’İyi de ne tarafa gideceğiz?

Hag Sameh diyerek başlamak istiyorum. Bana bu aralar Kabala center’dan gündelik hatırlatmalar geliyor. Bu hafta Pesah’ın ilk günü için gelen yazıyı baz alarak yazacağım.  Yehuda Berg’den böyle bir yazı geldi Pesah’ın 1. günü: Birinci paragrafta söyle yazıyordu.

“Risk almak kölelikten kurtulmanın en harika yoludur çünkü arkaya yaslanıp oturmanın ve sadece almanın tam tersidir. Hem rahatsızlık vericidir, hem de harekettir. Ve eğer birisi için veya dünya için daha iyi bir şeyler yaratma uğruna yapılıyorsa daha da iyidir”.

Ben biraz bu gün olduğumuz duruma bu konuyu nasıl adapte ederiz diye düşündüm. Hayatımızda bazen o kadar dibe batarız ki ne tarafa çıkacağımız bellidir. Bu durumda hareket etmek için gidecek yön de bellidir. Oysa dibe batmadığımız durumlarda bazen ne tarafa gideceğimizi bilmediğimiz için ilerleyemeyiz. Bu durumlarda ne yapmak lazım? Bazen resmin iki tarafını da negatif gördüğümüzde şimdi durduğumuz yer en iyisi, deyip hiç risk almak istemeyiz.

Ancak bazen ileriye yönelik harekete geçmek isteyebiliriz. İşte bu gibi durumlarda ne tarafa ilerleyeceğiz?

Teknoloji bağımlılığı kongresine gittim. Dünyada bu konu bu aralar çok gündemde özellikle Kore, İngiltere bu konudan çok rahatsız. Türk toplumu bilgisayar ve televizyon ekranları karşınsında en az kalan toplumlardan bir tanesi.

Bu kongreye gitmemin sebebi ise dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ile çalışmam dolayısıyla bu konunun DEHB’si olan kişiler veya aileleri için hassasiyet taşımasıdır.. Neden mi? Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu insanı heyecanın yeniliğin peşinden koşuşturur. Monotonluğu hiç sevmez. Özellikle çocuklar bilgisayar oyunlarında devamlı bir şeyler değiştiği ve o oyunlarda heyecanın peşinden koşup başarılı olduklarından bilgisayarla daha çok haşır neşirdir ve zamanlarının çoğunu ekran karşısında geçirebilirler.

Teknoloji karşıtı düşünceler ise şunları söylüyor.  İnsan ilişkileri emek ve zaman ister ve henüz kurulmamış bir ilişki için sabır göstermek ve dürtülerini ertelemek gerekir. DEHB’si olan çocuklar için bu zor olabilir. Bazı öğrenciler öğretmenlerinin ne dediklerini bile doğru dürüst dinleyemeyebilirler. Bu kötü bir şey mi, hayır olmayabilir. İstenilen ve ihtiyaç olunan durumlarda kendilerini nasıl kullanacaklarını öğrenirlerse, onlar için heyecanlı, yaratıcı, hareketli, becerikli gibi sıfatlar da kullanılabilir.

Peki neden korkuyorlar, birileri diyor ki, bilgisayar oyunları uzun vadede beyninin ödülden sorumlu dolaşım sistemindeki değişiklikleri madde kullanımının sonucundaki duruma benzetiyor. İnsanların korkusu ise yüz yüze bakma ihtiyacının azalacağı, insanların daha dikkatsiz olacağı, daha çok işlerini yaparken dağılacağı, daha yalnız bireyler haline gelecekleri, ilişki kurmayı öğrenmek için emek harcama ihtiyaçlarının olmayacağı, empati kurmayı yeterince deneyimlemeyip sonunda empatik olmayan insanlar olarak ortaya çıkacakları.

Bu durumu yaşayan insanlar olacaktır, ancak herkes gerçekten bu duruma gelecek mi, ona bakmak gerekiyor. ( İşte tv, gazete, dergi veya öğretmenden bir negatif geribildirim geldiğinde insanlar bir şekilde bir şey yapmak ihtiyacında oluyorlar ama doğrusu ne yapsınlar, ne tarafa doğru ilerlesinler? Nasıl adım atsınlar? Bu durumda nereye, nasıl gideceklerini bilmiyorlar?)

Dünya bir taraftan internette, teknolojilerinden korkuyor bir taraftan da ilerlemek istiyor. Arayı nasıl bulacak? Biz anne baba olarak arayı nasıl bulacağız?

Bu durumdan korkan ülkelere bakalım orada ne oluyor? Konuyu genellemek yerine detayları inceleyelim. İngiltere, Kore ve Avustralya bu durumdan en muzdarip olanlar. İngiltere’de bazı odalarda 3 tane ekran varmış. Bebeklere televizyon çocuk bakıcılığı yapıyormuş. Bunun sonucu çocuklar hızlı ekran değişimlerine alışmış ve dürtülerini ertelemekte zorluk çekiyormuş. Çok yaptığınız şey gelişir, öyle değil mi?

Kore’nin durumunda bakacak olursak bu ülkede teknoloji çok ucuz. Eğitime odaklanmak Güney Kore’de çok önemli. Eğitime yönelik aşırı motivasyon bazı sosyal problemler doğurmuş. Ailenin çocuğu Amerika’da eğitim görürken, anne de çocuğu ile beraber bu ülkede yaşamaya başlar olmuş. Baba ise Kore’de kalarak çalışıp ailesine para gönderir duruma gelmiş. Yani aile ortamı zarar görmüş. Yine çocukları için çok çalışan anne-babalar evde çocuklarına vakit ayıramıyormuş. Bu da aileleri ve çocukları olumsuz etkiliyor ve aile kavramı zayıflatıyormuş.  Refah seviyesinin artması ve ailelerdeki çözülme, ülkedeki intihar oranlarını da artırmış. İnsanlar refaha ve üretime odaklanarak  sosyal sorunların göz ardı etmiş. Buralara baktığımızda esasında internet insanların sorunlarından kaçması için bir araç olmuş.

Allahtan bu kongrede farklı disiplinlerden insanlar vardı ve bunlardan biri de bir Antropolojist Dr. Kelly Mc Kinney’di. Mc Kinney bize şunu hatırlattı,  ilk basılmış roman çıktığında insanlar kitap okumanın sağlıklı olmadığına yönelik birçok söylemde bulunmuş. Yüz yüze anlatımın daha etkin olduğunu savunmuş. Mc Kinney şunu da ekledi; değişimden her zaman korktuk ama değişim de kaçılmaz.

İleriye yönelik korkularımız içinde bir ileri, bir geri gidip duruyoruz veya hareket etmiyoruz.  Sanırım harekete geçmek için de asıl sorunun ne olduğuna, nereden kaynaklandığına bakmak gerekecek. Önemli olan olaylara bir tek disiplinden bakmamak ve dikkatli ilerlemek ve yolda karar vermektir.

Facebook'ta Paylaş
Yazar Tana Eskinazi ALALU YAŞAM KOÇUNUZ DİYOR Kİ...
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
İlgili Haberler
Henüz haber için yorum yapılmadı.
Abone Formu X
Şalom Gazetesi’nin adresinize gelmesi için bir yıllık şehir içi abonelik ücreti 140 TL.dir.
İletişim Formu X
Şalom Satış Noktaları X
Remzi Kitabevi - Etiler Akmerkez
Remzi Kitabevi - Suadiye
Remzi Kitabevi - Osmanbey
Remzi Kitabevi - Erenköy Carrefour
Remzi Kitabevi - Akadlar Mayadrom
Remzi Kitabevi - Mecidiyeköy Profilo
Remzi Kitabevi - Ankara Armada
Remzi Kitabevi - İzmir
Remzi Kitabevi - Antalya
Şalom Gazetesi - Künye X
künye
Abone Bize Ulaşın Reklam Şalom Satış Noktaları Künye Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008