gozlemkitap
RSS
Yayın Haftaları X
On yılın bilançosu
On yılın bilançosu

Modern zamanların en büyük terör eylemlerinden olan 11 Eylül saldırılarının üzerinden tam 10 yıl geçti. Geçen zaman geride büyük bir kovalamaca, iki savaş, onlarca çatışma, terör saldırısı ve günlük hayatımızı kökten etkileyen kavram ve uygulamalar bıraktı. Ve işte 9/11’in 10 yıllık tarihinden hafızalara kazınan kareler...

9/11 saldırısı

11 Eylül 2001 Salı günü El Kaide örgütü ABD’de eş zamanlı dört intihar saldırısı gerçekleştirdi. Toplam on dokuz El Kaide üyesi terörist dört yolcu uçağını kaçırarak önceden belirledikleri hedeflere yönlendirdiler. İki uçak New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne çarptı. İki kule de çarpmadan birkaç saat sonra yıkıldı. Üçüncü uçak Pentagon’a çarptı. Dördüncü uçağın hedefi Washington’da Beyaz Saray’dı. Ancak bu uçak hedefine ulaşamadı. Toplam 70 ulustan üç binden fazla kişi saldırılarda hayatını kaybetti.

Afganistan savaşı

9/11 saldırılarının ardında Usame Bin Ladin’in El Kaide örgütü, El Kaide’nin de ardında Taliban vardı. ABD yönetimi 9/11’in hemen ardından Taliban’ın 1996 yılında kontrolü ele geçirdiği Afganistan’a operasyon kararı aldı. ABD’nin Afganistan operasyonu beklediğinden çok daha fazla sorunlu oldu. Dağlık bölge olması, Taliban milisleri ile mücadele etmeyi zorlaştırıyordu. ABD ordusunun konsantrasyonu Irak’ta ikinci bir cephenin açılması ile zayıflayınca, bu durum Taliban’ın direncini arttırdı. Barack Obama Afganistan savaşını bir sonuca ulaştırma hedefi ile başa geçti ancak Obama yönetiminin de Taliban’ı ortadan kaldırma ve savaşı sona erdirme konusunda bir başarısı olmadı. 2014 yılında ABD güçlerinin ülkenin kontrolünü yerel yönetime bırakması hedefleniyor ancak şimdilik yerel yönetim bu görevi gerçekleştiremeyecek kadar zayıf, Taliban ise hâlâ çok güçlü.

Bali saldırısı

9/11’den sonra El Kaide’nin ilk saldırısı Endonezya’nın Bali Adası’nda gerçekleştirildi. Adanın en popüler iki gece kulübüne düzenlenen saldırıda 200’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Havaalanı güvenliği

9/11 saldırılarından günümüze kalan en büyük miras başta havaalanları olmak üzere toplu taşımacılık alanında güvenliğin büyük ölçüde sıkılaştırılması oldu. 9/11 saldırısına katılan on dokuz teröristin aynı gün içinde güvenlik noktalarından geçip uçaklara sorunsuz bir şekilde ulaşması, hava taşımacılığının güvenliği konusunda büyük soru işaretleri yarattı. O tarihe kadar özel şirketler tarafından yürütülen ABD’deki havaalanı güvenliği acil olarak alınan bir karar ile devlete geçti ve başta ABD olmak üzere tüm dünyada havaalanları çok daha kapsamlı güvenlik kontrollerine sahne olmaya başladı.

Irak savaşı

9/11’den sonra Afganistan’a yönelen ABD, aradan iki yıl geçmeden yeni hedefini Irak olarak açıkladı. 20 Mart 2003 tarihinde dönemin ABD Başkanı George W. Bush bir açıklama yaparak koalisyon güçlerinin Irak’taki hedefleri bombalamaya başladığını duyurdu. Ülkede bulunduğu iddia edilen kitle imha silahları operasyonun temel nedeni olarak gösteriliyordu ama söz konusu silahlar hiçbir zaman bulunamadı. Irak’ı Saddam rejiminden kurtarma hedefi ise gerçekleştirildi. Saddam 13 Aralık 2003 tarihinde yakalandı, yargılandı ve 2006 yılında idam edildi. Yeni ABD yönetimi Amerikan askerlerinin Irak’tan çıkmasını öncelikli politikalarından biri olarak belirledi ve 2010 yılında ABD ordusu büyük ölçüde Irak’tan ayrıldı.

İstanbul saldırıları

15 Kasım 2003 Cumartesi sabahı bomba yüklü iki kamyonet Şişli Bet İsrael ve Şişhane Neve Şalom Sinagogları’na saldırı düzenledi. Eş zamanlı saldırılarda 27 kişi hayatını kaybetti, 300 kişi yaralandı. Türk Musevi Cemaati olaylar sırasında altı üyesini kaybetti. Saldırıdan beş gün sonra yine bomba yüklü iki kamyonet bu kez İngiltere Konsolosluğu’nu ve HSBC Genel Merkezi’ni hedef aldı. Saldırıda 30 kişi hayatını kaybetti ve 400’den fazla kişi yaralandı.

ABD’nin insan hakları ihlalleri

ABD 9/11’den sonra gerçekleştirdiği operasyonlar kadar tutukladığı kişilere uyguladığı muameleden dolayı da büyük eleştiriler aldı. Irak’taki Ebu Garib Cezaevi’nden 2004 yılında basına sızan fotoğraflar ABD askerlerinin insanlık dışı muamelesini gözler önüne serdi. ABD’nin Guantanamo üssünde yaşandığı iddia edilen tutuklu haklarını ihlal eden uygulamalar da ABD’nin tepki çekmesine neden oldu.

Madrid saldırısı

11 Mart 2004 sabahı saat tam 7.40’ta Madrid’in merkezinde dört trene yerleştirilen on bomba eş zamanlı olarak ateşlendi. Saldırıda 191 kişi hayatını kaybetti, 2 bin kişi yaralandı.  Saldırıların ardında ayrılıkçı ETA örgütünün olduğu düşünülse de El Kaide olduğu anlaşıldı. Operasyonu düzenleyen teröristler bir apartmanda kurdukları hücrelerinde sıkıştırıldı. Teröristler yakalanmak yerine kendilerini havaya uçurmayı tercih ettiler

 

Londra saldırısı

9/11’den dört yıl sonra, 7 Temmuz 2005 sabahı intihar saldırılarının hedefinde Londra vardı. Dört intihar komandosu sırt çantalarına yerleştirdikleri bombaları üç metro ve bir çift katlı otobüste patlattı. Saldırıda 52 kişi hayatını kaybetti.

Mumbai saldırısı

Pakistan ile tarihi sorunları olan Hindistan, Bin Ladin’in yakalanma sürecinde bu ülkede teröristlere yönelik operasyonların arttırılmasını talep etti. Bu çıkış Hindistan’ı terörist eylemlerin hedefi haline getirdi. Kasım 2008 tarihinde Hindistan’ın turistik Mumbai şehrinde düzenlenen saldırılarda 164 kişi hayatını kaybetti.

İslamofobi

9/11 saldırılarının ardında gündeme gelen bu kavram, batı toplumlarında baş gösteren İslam nefretine işaret ediyor. Başta 9/11 saldırısı olmak üzere aşırı dinci İslami örgütler tarafından gerekleştirilen terör saldırılarının tüm İslam toplumuna mal edilmesi, kendilerin bu saldırıların ana hedefi olarak gören batı toplumlarında tüm İslam alemine karşı bir nefrete dönüştü. İslamofobi geniş kitlelerde sözlü sataşma, Müslüman çocuklarına Usame şeklinde hitap etmek, Müslüman kadınlarının başörtüsünü çıkarmak, uçak, tren gibi toplu taşıma araçlarında Müslüman olduğu düşünülen kişilere karşı takınılan tavırlar şeklinde karşılık buldu. Radikal ırkçı gruplar bu nefreti daha da ileri götürerek İslam toplumuna karşı fiziki saldırılarını 9/11’den sonra arttırarak sürdürüyor.

...ve Usame Bin Ladin öldürüldü

ABD, 11 Eylül saldırılarının başkahramanı Usame Bin Ladin’in peşinden neredeyse on yıl boyunca koştu. Bu süre boyunca Bin Ladin yayınladığı video mesajları ile batı için en büyük tehdit olduğunu hatırlatmaya devam etti. ABD’nin bu tehdidi ortadan kaldırması kolay olmadı. İki savaş, sayısız bombalama, dev bütçeli istihbarat operasyonları sonunda 29 Nisan 2011 tarihinde Bin Ladin’in yerinin tespit edildiği Obama’ya bildirildi. Obama emri vardı ve dünya gündeminin on yıl boyunca tepesinde yer alan Usame Bin Ladin 1 Mayıs 2011 tarihinde Pakistan’da saklandığı hücresinde yakalandı. Yetkililer Usame’nin operasyon sırasında öldüğünü ve cesedinin denize bırakıldığını açıkladılar.

Facebook'ta Paylaş
Yazar Viktor Kuzu
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
Modern zamanların en büyük terör eylemlerinden olan 11 Eylül saldırılarının üzerinden tam 10 yıl geçti. Geçen zaman geride büyük bir kovalamaca, iki savaş, onlarca çatışma, terör saldırısı ve günlük hayatımızı kökten etkileyen kavram ve uygulamalar bıraktı. Ve işte 9/11’in 10 yıllık tarihinden hafızalara kazınan kareler...

"/>
Abone Formu X
Şalom Gazetesi’nin adresinize gelmesi için bir yıllık şehir içi abonelik ücreti 140 TL.dir.
İletişim Formu X
Şalom Satış Noktaları X
Remzi Kitabevi - Etiler Akmerkez
Remzi Kitabevi - Suadiye
Remzi Kitabevi - Osmanbey
Remzi Kitabevi - Erenköy Carrefour
Remzi Kitabevi - Akadlar Mayadrom
Remzi Kitabevi - Mecidiyeköy Profilo
Remzi Kitabevi - Ankara Armada
Remzi Kitabevi - İzmir
Remzi Kitabevi - Antalya
Şalom Gazetesi - Künye X
künye
Abone Bize Ulaşın Reklam Şalom Satış Noktaları Künye Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008