gozlemkitap
RSS
Yayın Haftaları X
Bir Türk Yahudi gencine mektup

Sana çoktandır yazamadım, kusura bakma bir hayli düşünceliydim. Daha önce de anlattığım gibi 2009 yılı büyük mücadele içinde geçti. Aralarında senin gibi genç arkadaşlarımın da olduğu bazı dostlarımı ihmal ettim.

Önce tebrikler! Uluslararası çapta bir üniversitenin en güç fakültelerinden birinden yeni mezun oldun. Geleceğini nasıl kuracağına karar verme aşamasındasın. Bugüne kadar sana destek olan ailenin de Türkiye’de bir işi olmadığı için diğer olanakları, gerek bu ülkede gerekse Avrupa, Amerika veya İsrail’de ve geniş bir yelpazede değerlendiriyorsun.

Özellikle Türkiye’de senin gibi “Yahudi kökenli Türk gençlerine gelecek var mı?” diye sordun. Adından veya dininden dolayı “İş yaşamında ayırımcılık olabilir mi?” diye soruyorsun.

30 yıl önce firmamı ilk kurduğumda  (rahmetli Üzeyir Garih ve İshak Alaton’un destekleriyle) babama kalsaydı (“zaman uygun değil, ortam karışık, istersen biraz daha bekle”) işe hiç girişmemeliydim. Bir buçuk yıl sonra 1980 darbesi, çalkantılı dönem (ve anımsatırım İsrail’le diplomatik ilişkilerimizin maslahatgüzarlık düzeyine indirilmesi), seçimler, Özal’ın devrimsel reformları, ardından siyaset amatörleri süreci, 28 Şubat yumuşak darbesi, 1994 ve 2001’de devalüasyonlu krizler… Türkiye’de ne zaman tam istikrar ve dinginlik oldu ki?

Bugün 15 – 20 yıl öncesine göre ülke çok ilerledi. Piyasalar büyüdü, fakat rekabet de müthiş arttı. Türkiye küreselleşmeden nasibini hem finans hem de yatırımlar olarak aldı. Avrupa Birliği ile ilişkiler donuk gibi görünmesine rağmen içten içe standartlar, kurallar ve yasalar değişiyor. Enflasyon bizim yıllar önce öngörmeye cesaret edemeyeceğimiz noktalara indi fakat para kazanmak da o kadar zorlaştı.

Bu ortamda senin gibi dil bilen, Türkiye’yi ve Batı’yı (ve icabında Asya’yı) iyi anlayan, iletişim kurabilen, karşındakine güven aşılayabilen, sistematik düşünebilen biri için buradaki olanakların alternatif ülkelere göre daha cazip olduğunu düşünüyorum. Hangi iktidar gelirse gelsin küreselleşme devam edecek ve uluslararası şirketlerde görev alma ve ilerleme imkânı olacaktır. Sonra zamanı geldiğinde kendi işini kurma olasılığı da Türkiye koşullarında kesinlikle daha yüksektir. 

Yahudiliğinden dolayı iş yaşamında önemli bir ayırımcılıkla karşılaşmayacağını öngörüyorum, hiç olmazsa tanıdıklarımın ve benim deneyimlerimiz büyük çapta öyle. Bazı basın ve medya tarafından aksi iddia edilmesine rağmen iş yaşamında genellikle Yahudi olmanın “güvenilir, sözünü tutar, yasalara uyar” imajı devam ediyor. Hatta bu kanı çoğunlukla dindar tüccar ve sanayiciler için de geçerli. Yahudi toplumu hakkında atıp tutan yazar-çizer-yapımcıların herhalde seninle hiç karşılıklı sohbet edip daha yakından tanımadıkları belli, yoksa o lafları hayatta etmezlerdi!

Fakat işler İsrail konusuna gelince durum değişiyor. Duyarlılığını anlıyorum. Sonuçta televizyonlarda veya sokaklarda İsrail bayrağı yakıldığında sen de üzülüyorsun “Bu kadar düşmanlık neden?” diye. Yahudilerle Türkler arasında tarihten gelen hiçbir husumet veya çıkar çatışması olmadığı için bugün bu kavgaya körükle gidenlerin niyeti başka olsa gerek.

Yarın öbür gün Ortadoğu’da, belki senin de karşı geleceğin, bir başka savaş çıktığında ve ortalık gene anti-Siyonist çağrılardan antisemit söyleme kaydığında evinde veya işinde rahat oturup “Ne yapalım, dayanacağız mı?” diyeceksin. Çocukların için kaygılanacak mısın? Devletin seni koruyacağına olan inancın sürecek mi?

Oluşabilecek bu sıkıntılara, seninle doğrudan ilgili olmayan fakat hayatını zehir edebilecek bu hareketlere göğüs gerebileceksen veya senin adına iktidardakilerin bu olayları yavaşlatacaklarına hatta durduracaklarına güveniyorsan Türkiye’de mutlu olursun. Ülke güzel, insanlar saygılı, sosyal ilişkiler birçok Avrupa kentinden çok daha sıcak…

İş dünyası dışında da çevreni genişletmen, İstanbul dışına çıkman, değişik topluluklarla etkileşim içinde olman, Yahudiliğini saklamaya gerek olmadan hatta ondan onur duyarak ülkeye yararlı olacak görevlerde bulunman ve bildiklerini, öğrendiklerini paylaşman çok önemli.

Katkı yaptığın ölçüde kendine güvenin artacak ve dertleri daha rahat yükleneceksin.

Kararın hayırlı olsun!

Facebook'ta Paylaş
Yazar Ralf ARDİTTİ Göz Ucuyla haber@salom.com.tr
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
Abone Formu X
Şalom Gazetesi’nin adresinize gelmesi için bir yıllık şehir içi abonelik ücreti 140 TL.dir.
İletişim Formu X
Şalom Satış Noktaları X
Remzi Kitabevi - Etiler Akmerkez
Remzi Kitabevi - Suadiye
Remzi Kitabevi - Osmanbey
Remzi Kitabevi - Erenköy Carrefour
Remzi Kitabevi - Akadlar Mayadrom
Remzi Kitabevi - Mecidiyeköy Profilo
Remzi Kitabevi - Ankara Armada
Remzi Kitabevi - İzmir
Remzi Kitabevi - Antalya
Şalom Gazetesi - Künye X
künye
Abone Bize Ulaşın Reklam Şalom Satış Noktaları Künye Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008