gozlemkitap
RSS
Yayın Haftaları X
İSLAM DÜNYASINDAN FARKLI BİR SES:“Arapların İsrailliler ile konuşması şart”
İSLAM DÜNYASINDAN FARKLI BİR SES:“Arapların İsrailliler ile konuşması şart”

Arap Barış Planı’nın, Filistinlileri sürekli fakirleştiren ve İsrail’in güvenliğini tehlikeye atan krizi çözmek için hak ettiği etkiyi yaratabilmesi için yeniden oturup düşünmeye ihtiyacımız var.

Bu kriz ‘sıfır sonuçlu’ bir oyun değildir. Birinin kazanabilmesi için, diğerinin de kaybetmesi gerekmez. Barışın Ortadoğu’ya getireceği fayda potansiyeli oldukça büyüktür. O zaman neden bu güne kadar hiçbir gelişme kaydedemedik?

En büyük hatamız, barışın açılabilecek bir elektrik düğmesi olduğunu varsaymaktı. Gerçekte barış, iyi bir fikre dayalı olması gereken fakat aynı zamanda da oldukça büyük bir kampanyaya ihtiyaç duyan - sabırla ve tekrar ederek - ilgili tüm tarafların hedeflenmesi gereken bir süreç. Bu, biz Arapların İsrail halkı ile doğrudan iletişime geçmek için gerekli çabayı göstermediğimiz bir noktadır.

Bir İsrailli’nin, duyduğu her Müslüman sesin nefret dolu olduğunu düşünmesi affedilebilir, çünkü bu onun genelde duyduğu sestir. Tıpkı bir Arap’ın, her İsrailli’nin Filistin varlığının yıkılmasını istediğini düşündüğünde affedilmesi gerektiği gibi. Biz, İsraillilere planımızı, bu üç din için kutsal ve sorunlu toprakta, eşit güçler arasında nasıl barış yaratabileceğimizi anlatabilmek için yeteri kadar çaba sarf etmedik.

Başkaları, bizim başarımızın, Filistinliler ve İsraillilerin birbirlerinin boğazını sıkmasındaki çıkarlarını tehdit edeceğini fark ederek daha sessiz kaldılar. Onlar, kurbanların kurban olarak kalmasını ve daha büyük güç oyunları için yönlendirilebilir olmalarını istiyorlar. Geri kalanımızın - oldukça büyük bir çoğunluk - çıkarları tam ters yönde.

Sesimizi yükseltmek bizim çıkarlarımıza iki nedenle hizmet etmektedir. Öncelikle, her iki taraftan da nefret dolu kişilerin yüzdüğü ‘antipati’ havuzunu kurutmayı başarırsak hepimiz daha güvende olacağız. İkinci olarak, barış gelişimi getirecek. Hâlihazırda, Körfez İşbirliği Konseyi (Gulf Cooperation Council)’ne bağlı altı millet oldukça büyük, trilyon dolarlık pazarlar haline geldi. Sürekli devam eden ölüm tehdidini ve yıkımı ortadan kaldırmak, bölge için daha da büyük çapta yatırım, ortaklık ve gelişim devrini başlatacaktır.

Bu, İsraillilere adaletsiz olmadan Filistinliler için adalet sorununu çözmek için koyulmuş, ışıldayan bir ödüldür. Aynı zamanda, Arapların imajını belirleyen ve bozan bu karmaşık konular, gücümüzün oldukça büyük bir kısmını bölgenin ihtiyaç duyduğu politik ve ekonomik gelişmeden uzağa taşımaktadır. 

İlerleme olmadan harcanmış yıllar, İsraillilerin, tüm Filistinlileri, sıradan, düzgün insanlar değil de otomatik düşmanlar olarak algılamalarına şartladı.

Sesimizi yükseltmek çok önemli, fakat yeterli değil. Hükümetlerimiz ve etkili tüm birimler, Filistinlilerin günden güne yaşadıkları zorluklara yardımcı olabilmek için pratik önlemler almaya hazır olmalıdır.

Kutsal topraklardaki bu iki cemaatin kaderinde düşman olmak yoktur. Onları yarın birleştirebilecek olan şey, bugün ayıran konulardan daha büyük potansiyele sahiptir. Adil bir yerleşime ulaşabilmek için, her iki tarafın yapıcı arkadaşlara ihtiyacı vardır.

İhtiyacımız olmayan şey ise, her tür buzu eritme çabasına karşı gösterilen refleks itirazdır. Suudi Arabistan Kral Abdullah’ın önerdiği barış planına şu ana kadar verilen yanıtları ele alın mesela. Bu girişim, İsrail’in işgal ettiği bölgeden çekilmesi ve oldukça büyük bir kısmı göçmen kamplarında kötü şartlarda yaşayan Filistinlilerin sorunlarının adil çözümü karşılığında, tüm Arap bölgesi ve İsrail arasındaki ilişkiyi normale döndürmek için gösterilen gerçek bir çabadır.

Bir taraf ilk hamleyi yapmadan diğerinin hareket etmeyi reddettiği, küçük düşünceli bekleme oyununu durdurmalıyız. Bundan daha büyük olmalıyız. Eğer barış için bir şans var ise tüm taraflar aynı anda iyi niyetle harekete geçmeli. Gerçek, kalıcı bir barış kapsamlı görüşmeler ve insan düzeyinde anlayış gerektirir. Bu ancak, İsrail ve Arap insanlarını ayıran, başta Filistin sorunu ve işgal edilmiş Arap topraklarını kapsayan, ana konuları çözmeyi hedeflersek olacaktır. Bunun henüz meydana gelmemiş olması gerçeği, Ürdün, Mısır ve İsrail arasındaki barışın neden soğuk olduğunu açıklamaktadır. Tam kapsamlı olmadılar.

İsrail halkına ulaşıp gerçek barışın altını çizerek, kendi insanlarımıza danışıp onları eğiterek barışa ulaşmalıyız. Etkili olabilmek için, tüm dünyadaki insanlar gibi ortalama bir İsraillinin de dünyaya açılan penceresinin yerel ve ulusal medyası olduğunu kabul etmeliyiz. Görevimiz, bu durumda, hikâyemizi İsrail halkına anlatabilmek, mesajlarımızın onların medyasında yer almasını sağlamaktır. Bu mesaj, barışı stratejik bir seçenek olarak tasdikleyen Arap ana damarının umutlarını yansıtmalı ve soruna son vermek için Arap Barış Girişimine avukatlık yapmalıdır. İsrail’den gelecek yanıt, iletişim sesleri sürecin hızlanmasına yardım edecektir.

İletişimi, normale dönmek ile bir tutan bazı Araplar, çok hızlı ilerlediğimizi düşünebilirler. Fakat hepimiz, gerçek ilerlemenin kaydedilebilmesi için diyalogun gelişmesi gerektiğini biliyoruz. Hepimiz, birlikte, barışa ulaşabilmek için gerekli işi ortaya koyacak, ilk hayati adımı atmalıyız. Yani hepimiz iletişime daha fazla yatırım yapmalıyız.

Barışa ulaştığımızda, ticaret takip edecektir. Böylelikle ‘değerli çember’i oluşturabiliriz, çünkü ticaret kendi dinamiklerini yaratacaktır. İnsanların eline gerçek para koyarak ve hayatları üzerinde gerçek kontrol sahibi olmalarını sağlayarak, ticaret barışın sağlam olmasını sağlayacaktır. Günlük deneyimler düşünceleri değiştirecek ve yavaş yavaş güven ve çift taraflı menfaatler inşa edecektir. Bu olmadan uzun soluklu barışı elde etmek imkânsızdır.

İstikrar kazandırmaya başladığında, çatışma çok pahalı olur. Barışa ulaşmak için daha fazlasını şimdi ortaya koymalıyız.

Facebook'ta Paylaş
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
Bahreyn Veliaht Prensi Şeyh Salman bin Hamad al-Khalifa’nın, Washington Post’ta yayınlanan ve Arap dünyasının İsrail ile iletişime daha açık olması gerektiğini belirttiği makale, dünya kamuoyunun büyük ilgisini çekti. Makaleyi, Elda Sevevi tercüme etti

"/>
İlgili Haberler
Henüz haber için yorum yapılmadı.
Abone Formu X
Şalom Gazetesi’nin adresinize gelmesi için bir yıllık şehir içi abonelik ücreti 140 TL.dir.
İletişim Formu X
Şalom Satış Noktaları X
Remzi Kitabevi - Etiler Akmerkez
Remzi Kitabevi - Suadiye
Remzi Kitabevi - Osmanbey
Remzi Kitabevi - Erenköy Carrefour
Remzi Kitabevi - Akadlar Mayadrom
Remzi Kitabevi - Mecidiyeköy Profilo
Remzi Kitabevi - Ankara Armada
Remzi Kitabevi - İzmir
Remzi Kitabevi - Antalya
Şalom Gazetesi - Künye X
künye
Abone Bize Ulaşın Reklam Şalom Satış Noktaları Künye Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008