gozlemkitap
RSS
Yayın Haftaları X
Markaları ve kişileri tüketici gözünde yukarıya taşıyor
Markaları ve kişileri tüketici gözünde yukarıya taşıyor
Eser Hakim, kendi hayatında uyguladığı ‘deneyime dayalı yaşam’ felsefesini mesleğine de yansıtarak, ünlü firmalara Marka Deneyim Danışmanlığı yapan biri. Mesleğinde olduğu gibi ev yaşantısında da farklılıklara imza atan Eser’i sizlere tanıtmak istedik

Miriam ŞULAM

Eser Hakim hayatımda tanıdığım en özgün insanlardan biri. Onun yaşama karşı farklı bir duruşu, bambaşka bir bakış açısı ve tamamen orijinal fikirleri var. Onun söylediği her cümlenin altını çizmek istiyorum!

Biraz bize tam olarak ne iş yaptığını anlatır mısın?

Bu yaşıma kadar aileme anlatamadım, bakalım sizlere iki satırda nasıl anlatacağım. Marka Deneyim Danışmanlığı yapıyorum. Hepimiz çevremizdeki markalarla olumlu ya da olumsuz deneyimler yaşarız. Ben danışmanlık verdiğim markalar için bu deneyimlerin olumlu olmasını sağlıyorum. Bunu da tüketiciyle markanın buluştuğu tüm noktalarda yapmaya çalışıyorum.

Ne gibi noktalarda mesela?

Satış noktası, servis noktası, iletişim noktaları (tv, radyo, web, gazete gibi) hatta ürünün kendisi.

Bunu nasıl yapıyorsun?

Öncelikle markayı ve markanın kullanıcılarını araştırıyorum. O markayı hangi ritüeller içinde tükettiğini gözlemliyorum. Markanın içinde barındırdığı olumlu özelliklerle tüketici beklentisini harmanlıyorum. Bir örnekle açıklayayım. Markamız protez dişler için bakım ürünleri olsun. Önce kullanıcıları tespit ediyorum; orta yaşın üzerindeki kişiler. Bu durumda ambalaj yazıdan çok görsel ağırlıklı olmalı, fontlarda büyük olmalı çünkü orta yaş üzerindeki insanların çoğu görme güçlüğü yaşarlar. İşte bunun gibi birçok yaşanmışlık, gözlem ve içgörü benim işimi oluşturur. Markaları kişiler gibi düşünün. Hepimizin birden fazla özelliği var. Hangi ortamda hangi özelliğimizi ön plana çıkaracağımız, kimi zamanlarda kritik bir karardır. Mesela, müşterilerimden biri pop sanatçısı Özgün… Bir gazete muhabiriyle konuşurken veya televizyonda bir talk-show programına konuk olduğunda, hangi özelliklerini ön plana çıkaracağı konusunda fikir alış verişi yapıyoruz; romantik mi, muzip mi, neşeli mi, ciddi mi... Çünkü onda bu özelliklerin hepsi var.

Peki, neden bu işi yapmayı seçtin? 

Deneyim yaşatmayla kendimi çok özdeşleştiriyorum. Ben her zaman deneyime dayalı ve yeni deneyimlere açık yaşıyorum. Hayatı geldiği gibi kabul ediyorum; çoğu zaman “oluruna bırakmak” bana iyi geliyor. Asla ısrarcı olmamak gerek. Bir insanın sahip olabileceği en önemli nitelik, ne zaman ve nerede duracağını bilmektir. Bunu ıskaladığın zaman, o noktada sorunlar başlar.

Müşteri portföyün kimlerden oluşuyor?

Portföyümde iki farklı tipte müşteri var. İlki, deneyimlerini iyileştirdiğim ve yenilediğim markalar; Smart Kids, Özgün ve Mon Reve Bijoux gibi. İkincisi ise,  dönemsel deneyimler tasarladığım markalar; Gillette, Braun, Efes Pilsen, Nokia gibi…

Yanlışsam beni düzelt, sen ayrıca doğrudan pazarlama sektöründe de isim yapmış birisin değil mi? 

Haklısın. Aslında şu anda dünyanın en prestijli doğrudan pazarlama yarışmalarından ‘John Caples Awards’ın Türkiye Başkanı’yım. Geçen sene buna bir de jürilik eklendi. Ayrıca, Türkiye’de ilki geçen sene düzenlenen Doğrudan Pazarlama Ödülleri’nin de danışmanlığını yapıyorum.

Eğitimini de merak edenler olabilir. Anlatır mısın? 

‘Olduğu gibi yaşamak’ işte orada başlamıştı. Matematik tutkum ve dönemin trendleriyle birleşince işletme okumaya karar vermiştim. Evime yakın olduğu için İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nü yazmıştım. Kazandım da. Çok mutlu bir senenin ardından kampüs Avcılar’a taşınınca, ben de okula daha az gidip, yarı zamanlı çalışmaya başladım. Mezun olduğumda işletmenin matematiği beklentilerimi tatmin etmemişti. Sayısal Yöntemler yüksek lisansına başvurdum. Matematik dolu çok soyut, bir o kadar da zevkli bir yıl geçirdim. Tezimi yazmak için seçtiğim firmanın beş yıl sonra kar payı ortağıydım.

Eser Hakim hayatta hangi rollere sahip? 

Öncelikle bir bireyim, standartların dışında olduğumu söylerler. Sonra anneyim, sınırlarımın esnek olduğunu söylerler. İnsanların olabildiğince doğal ritimleriyle yaşamaları gerektiğine inanırım. Acıkınca yerim, uykum gelince uyurum. Çocuklarımın da olabildiğince böyle yaşamalarını isterim. O yüzden, yemek saati, uyku saati gibi kavramlarla uğraşmam. Onların sorumluluklarını üstlenmem, sonuçları onlara söylerim ancak ne yapmaları gerektiğine karışmam. Çünkü herkesin kendi deneyimlerini yaşama ve deneyimlerinden öğrenme hakkı var. Verdikleri kararların sonuçlarını yaşasınlar isterim (Tabii hayati bir şey olmadığı sürece!). İnce giyinince üşüsünler ki ceket almayı düşünsünler. Her zaman onlar adına ceket almayı akıl edecek biri olmayabilir hayatlarında. Organizatör rolüm üçüncü sırada. Evdeki hayatı, iş hayatımı ve yakınımdaki insanların hayatlarını ihtiyaç duydukları takdirde organize ediyorum.

Ev hayatınız nasıl?

Evde demokrasiye inanıyorum. En küçükten en büyüğe, herkes eşit oranda söz sahibi olmalı diye düşünüyorum. O yüzden haftalık menüyü cumartesi sabahları oturup birlikte yapıyoruz ve alışverişimi ona göre yapıyorum. Geçenlerde eşim bu sürece katılmadı. Sonuç, menüyü iki çocuk yaptı ve ben bir akşam yemekte onların seçtiği tamamen çocuksu bir menü hazırladım. Eşim, “Bu ne biçim menü,” diye söylendiğinde de,  “Sürece katılsaydın” dedim. Eşim avukat, ancak bizim evde taraf yok,  davalı, davacı yok, yargı ve ceza süreçleri yok. Herkes bir birey ve kendi yaşayacakları deneyimleri kendileri seçiyorlar.

Hayran olduğun, örnek aldığın insanlar kimler? 

Her insanda hayran olduğum farklı yönler vardır. O insanın o yönünden zevk almaya çalışırım. Mesela sen! Sen insanlara kendilerini özel hissettiren bir şeyler yapıyorsun. Herkesteki güzelliği görüp onlara müthiş motivasyon veriyorsun.  Ben de senin o yönünden keyif alıyorum.

Eser, seni sen yapan annen veya baban olabilir mi? 

Tabii ki bu karışımda onların da tuzu var. Onların doğrularından olduğu kadar yanlışlarından da ders aldığımı düşünüyorum!

Peki ya eşin? 

Sivri taraflarımı törpülediğini söyleyebilirim. Eskiye nazaran daha hoşgörülü ve esneğim. Bana istediğim her şeyi deneyimleme özgürlüğünü verdiği için de ona minnettarım.

Eser, işinde çok ciddi ve titiz olduğunu biliyorum. Kontrol hep sende mi?

Her şeyi kontrolümde tutmuyorum çünkü bunun çoğu zaman geri teptiğini biliyorum. Bir şeyi en iyi şekilde yapmaya çalışırım, ancak mükemmelin olmadığını ve bazı şeylerin kötü gidebileceğinin bilincindeyim. O yüzden de kafamda ideal beklentiler yaratmıyorum. Her projede, ekip çalışması uyguluyorum ve birlikte çalıştığım insanlarla iş bölümü yapıyorum.

Kısaca Eser Hakim hakkında şunu diyebilir miyim? Eser kendi yaşamında uyguladığı deneyime dayalı yaşam felsefesini, mesleğinde marka deneyimini iyileştirmek isteyen herkes için profesyonel anlamda başarıyla yürütüyor. Güvenilir olmasının en büyük ispatı da, bugüne dek çalıştığı her müşterinin ona birçok yeni müşteri getirmiş olması.

Çok güzel söyledin…

 

Facebook'ta Paylaş
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
İlgili Haberler
Abone Formu X
Şalom Gazetesi’nin adresinize gelmesi için bir yıllık şehir içi abonelik ücreti 140 TL.dir.
İletişim Formu X
Şalom Satış Noktaları X
Remzi Kitabevi - Etiler Akmerkez
Remzi Kitabevi - Suadiye
Remzi Kitabevi - Osmanbey
Remzi Kitabevi - Erenköy Carrefour
Remzi Kitabevi - Akadlar Mayadrom
Remzi Kitabevi - Mecidiyeköy Profilo
Remzi Kitabevi - Ankara Armada
Remzi Kitabevi - İzmir
Remzi Kitabevi - Antalya
Şalom Gazetesi - Künye X
künye
Abone Bize Ulaşın Reklam Şalom Satış Noktaları Künye Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008